TAB ARI SAĞLIĞI KOMİSYONU BAŞKANI PROF. DR. ERDER YARSAN’DAN TAB BAŞKANIMIZ ZİYA ŞAHİN’E ZİYARET

TAB Arı Sağlığı Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, TAB Başkanımız Ziya Şahin’i ziyaret etti.
Komisyon çalışmalarının ele alındığı ziyarette Komisyon Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, kitapçık haline getirdiği Bal Arısı Sağlığı başlıklı raporu Ziya Şahin’e takdim etti.
Şahin, Komisyon Başkanı Yarsan’a başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, komisyon çalışmalarında başarılar diledi.

TAB BAŞKANI ZİYA ŞAHİN, 2025 YILI BAL MALİYETİNİ 325 TL OLARAK AÇIKLADI

TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ BAŞKANI ZİYA ŞAHİN’İN 2025 YILI BAL MALİYETİ BASIN AÇIKLAMASI
Bugün burada yalnızca maliyetleri değil, Türkiye arıcılığının geleceğini, kırsal kalkınmadaki yerini ve gıda politikalarındaki hayati rolünü konuşmak istiyoruz.
Türkiye olarak, flora varlığı ve arı ırk ve ekotipleri açısından gen merkezi konumundayız. Aynı zamanda; 8,9 milyon koloni varlığımız ve 95 bin tonluk bal üretimimizle dünya sıralamasında ikinci sırada yer alıyoruz. Bu büyük bir başarı gibi görünse de, bugün sizlerle paylaşacağım veriler, arıcılığın bu potansiyeli sürdürebilme konusunda ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Arıcılık, ülkemizde yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda bitkisel üretimin sigortası, biyolojik çeşitliliğin teminatı, kırsal ekonominin temel taşıdır. Ancak bu kadar stratejik öneme sahip bir sektörün büyüyememesi, üretim ve üretici sayısının azalması yalnızca arıcıları değil; doğrudan tüm toplumu ve gıda sistemimizi etkiler.
Bizler yıllardır, arıcılık sektörü yeterince desteklenmediği takdirde sektörden kopuşların yaşanacağını ve sektörün küçüleceğini dile getiriyoruz. 2025 yılı verileri de, ne yazık ki bu kopuşun artık başladığını gösteriyor. Bu yıl geçtiğimiz yıla oranla; koloni sayımızda, arıcı sayımızda ve bal üretimimizde düşüş yaşandığını açıkça görüyoruz.
Destekleme politikalarına baktığımızda tarımın diğer alanlarında – örneğin bitkisel üretimde mazot, gübre, tohumluk; hayvancılıkta ise yem, aşı, yatırım gibi kalemlerde – çok yönlü destekler verildiğini görüyoruz. Ancak arıcılık ne yazık ki sadece kovan başı desteklemeyle sınırlı kalmış durumda.
Oysa arıcılık, yalnızca bir üretim faaliyeti değildir. Arıcılığın, gıda güvenliği, tozlaşma ve ekosistem dengesi açısından taşıdığı rol çok büyüktür. Gezginci arıcılığın bu süreçteki potansiyeli de son derece yüksektir. Ancak sektörümüz hala mazot desteğinden yoksundur.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak bu yıl arıcılığı bilimle buluşturmak adına 8 adet bilimsel komisyon kurduk. Bu komisyonlardan biri olan Arıcılık Ekonomisi Komisyonumuz, 2025 yılına ilişkin süzme bal üretim maliyetlerini detaylı şekilde analiz etti ve bir rapor hazırladı. Maliyetler hazırlanırken, nakliye, besleme, işçilik, verim gibi birçok parametre dikkate alındı. Bugün bu verileri kamuoyuyla paylaşmak ve çözüm önerilerimizi sizlere sunmak istiyoruz.
Yapılan maliyet analizine göre, 2025 yılında 1 kg kır çiçeği balının ortalama üretim maliyeti 325 TL olarak hesaplanmıştır. Geçtiğimiz yıl kovan başına ortalama bal verimi 11 kg civarındayken, bu yıl mevsim koşullarının etkisiyle kovan başına 15–17 kg arasında bir verim beklenmektedir. Ancak verimdeki bu artış beklentisi, özellikle 100 koloni ve altı kapasiteye sahip küçük işletmelerde yaşanan maliyet baskısını hafifletmeye yetmemiştir. Bu işletmelerde 1 kg balın üretim maliyeti 355 TL’ye kadar çıkmaktadır. Piyasaya bakıldığında ise, 2025 yılı için öngörülen ortalama bal satış fiyatı yalnızca 230 TL seviyesindedir.
Bu veriler özellikle arıcılık sektörümüzün büyük bir kısmını oluşturan küçük işletmelerin sürdürülebilirliğinin tehlikede olduğunu göstermektedir.
Küçük ölçekli işletmelerimiz (100 kovan ve altı) üretim yaptıkça zarar etmektedir. Bu işletmelerin koloni başına ortalama 1.700 TL zarar ettiği hesaplanmıştır.
Türkiye’deki arıcılık işletmelerinin yaklaşık %70’i 100 koloni ve altı ölçekte faaliyet göstermektedir. Yani bu tablo, sektörün büyük kısmının sürdürülemez hale geldiğini ortaya koymaktadır.
Ancak arıcılık sektörünün yalnızca ekonomik değil, gıda güvenliği temelli bir krizle de karşı karşıya olduğunu belirtmek isterim. Bugün arıcılığın önündeki en büyük tehditlerden biri de baldaki taklit ve tağşiştir. Ekonomik açıdan bakıldığında da; taklit ve tağşişli bal; fiyatları düşürmekte, gerçek üreticiyi rekabet edememesine yol açmaktadır.
Tüketiciye sunulan bazı balların içerisine şeker şuruplarının eklenmesi ya da arı görmeden tamamen fabrikasyon şekilde bal üretimi yapılması, yalnızca tüketici sağlığını değil, emeğiyle üretim yapan gerçek arıcılarımızı da doğrudan mağdur etmektedir. Bu durum Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da malumu olup; taklit ve tağşişle ilgili kamu nezdinde çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar için teşekkür ediyor, devamlılık sağlamasını sektörümüz adına talep ediyoruz.
Biz alın teriyle, bin bir emekle dağda, kırda, ovada bal üreten arıcılarımızın ürününün, merdiven altı üretimle aynı rafta satılmasına itiraz ediyoruz. Bu noktada hem tüketici bilincinin artırılması hem de denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Veriler çok açık:
• 2022’den bu yana süzme bal üretim maliyetleri, satış fiyatından daha hızlı artmıştır.
• 2024 ve 2025 yıllarında arıcının geliri negatife dönmüştür.
• İklim değişikliği gibi çeşitli sebeplerden, verimin düşmesi maliyetleri daha da artırmaktadır.
• Özellikle 300 kovanın altındaki işletmeler ciddi zarar etmektedir.
Bugün burada paylaştığımız veriler sadece bir maliyet hesabı değildir. Bunlar, binlerce üreticimizin yaşam mücadelesidir. Buradan kamuoyuna ve yetkililere açık bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Arıcılığı yaşatmak için:
• Arıcının emeğini koruyacak, hakkaniyetli bir fiyat politikası oluşturulmalıdır.
• Küçük ve orta ölçekli arıcılarımız desteklenmelidir. Girdi maliyetlerini azaltan destekleme modelleri acilen uygulamaya konulmalıdır.
• Sözleşmeli arıcılık kamu eliyle yaygınlaştırılmalı, arıcının hakkı korunmalı, emeği güvence altına alınmalıdır.
• Üretimden tüketime arı ürünleri kayıtlı ve izlenebilir hale getirilmelidir.
• Yerli ırk ve ekotiplerimiz korunmalı, ıslah çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
• Arıcılık işletmelerindeki desteklemeler dizayn edilirken; çalışan desteği (hayvansal üretime verilen çoban desteği gibi) verilmelidir.
Arıcılık, yalnızca bal üretmek değildir. Arıcılık, tarımın sigortasıdır, biyoçeşitliliğin teminatıdır, kırsalda tutunmaya çalışan binlerce ailenin yaşam biçimidir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, küçük işletmelerimiz üretimi sürdüremez hâle gelmiştir. Bu artık yalnızca bir üretici sorunu değil, ulusal düzeyde bir tarım ve gıda güvenliği meselesidir.
Unutmayalım ki,
Arı yoksa tarım da yoktur.
Eğer arıcılığımıza sahip çıkmazsak, sadece bal değil; meyve, sebze ve tarımsal üretimin tamamı tehlikeye girecektir. Bu vesileyle sizleri, tüm kamuoyunu ve yetkili kurumlarımızı arıcılığa sahip çıkmaya davet ediyor; üreticimizin sesine kulak vermeye çağırıyorum.
Katılımınız için teşekkür ediyorum.
NOT: TAB işbirliği ile sahadaki veriler doğrutusunda bu raporu hazırlayan TAB Arıcılık Ekonomisi Bilim Komisyonu Üyelerine kıymetli desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.

TAB ARICILIK DERGİMİZİN 22. SAYISI WEB SİTEMİZDE YAYINDA…

Elektronik ortamda yayınlarına devam ettiğimiz TAB Arıcılık Dergimizin 22. Sayısı web sitemizde yayınlandı.
Dergi İçeriğinde;
Sezon Başladı, Umutlar Yeşerdi,
Arıcılıkta İlaç Kullanımı; Yapılan Hatalar ve Çözüm Yolları,
Dünya’da ve Ülkemizde Apiterapi Alanındaki Gelişmeler ve Stratejik Yaklaşımlar,
Arı Ürünlerinde Pirolizidin Alkoloidlerinin Etkileri ve Tespiti,
Arıcılıkta Dönüşüm Zamanı: Balın Ötesinde Değer Katmak,
Ormanlarımız ve Arıcılık,
Ülkemizde Tarımın Güvencesi: TARSİM,
Top4honeychains: Akıllı Bal Değer Zincirleri İçin Güvenilir ve Sürdürülebilir Açık Platform,
İklim Değişikliği – Orman Yangınları İlişkisi ve İklim Değişikliği ve Orman Yangınlarının Arı Ekosistemlerine ve Arıcılığa Birleşik Etkileri
Arıcılıkta Algoritmik Yaklaşımlar, gibi daha birçok konuda alanında uzman hocaların yazıları, arıcı Köşesi, arıcılık sektöründe yaşanan gelişmeler ve İl Birliklerimizin faaliyetlerinin yer aldığı haberler yer alıyor.

TAB BİLİM KOMİSYONLARI KURULDU

Türkiye arıcılık sektörü, son yıllarda çevresel ve ekonomik koşulların etkisiyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu süreçte, sahadaki bilgi ve deneyimin bilimsel yaklaşımlarla desteklenmesi; sürdürülebilir, uygulanabilir ve bütüncül politikaların geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) olarak, bugüne kadar sektörün ihtiyaç duyduğu pek çok alanda arı ıslahından arı ürünlerine, arı sağlığından yetiştiriciliğe kadar bilimsel temelli projeler ve çalışmalar yürüttük. Bakanlıklarımız ve üniversitelerimizle iş birliği içinde yürütülen bu çalışmalar sayesinde sektöre yönelik birçok ilk, başarıyla hayata geçirilmiş; önemli bilimsel bulgular literatüre kazandırılmıştır. Ayrıca, uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanan makaleler ile ülkemiz arıcılığının dünyaya açılması yönünde anlamlı adımlar atılmıştır.

Sektörde yaşanan sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretebilmek amacıyla TAB bünyesinde sekiz ayrı bilimsel komisyon kurulmuştur. Komisyonlar; kamu, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğini esas alan bir yaklaşımla, arıcılığın tüm bileşenlerini kapsayacak şekilde yapılandırılmıştır. Aynı zamanda, sahadan gelen ihtiyaç ve taleplere doğrudan cevap verecek nitelikte tasarlanmıştır.

Kurulan bilimsel komisyonlar aşağıdaki başlıklarda faaliyet gösterecektir:

  • Arı Sağlığı Komisyonu
  • Arı Yetiştiriciliği ve Islahı Komisyonu
  • Arı Ürünleri ve Gıda Mevzuatı Komisyonu
  • Arıcılık Ekonomisi Komisyonu
  • Apiterapi Komisyonu
  • Küresel İklim Değişikliği ve Arıcılık Komisyonu
  • Ormancılık, Arıcılık İlişkileri, Çam Balı ve Bal Ormanları Komisyonu
  • Arıcılıkta Dijital Dönüşüm Komisyonu

Her komisyon, kendi alanında uzman akademisyenler ve kamu kurumlarında görev yapan deneyimli uzmanlardan oluşmaktadır. Bu yapı sayesinde, akademik bilgi birikimi ile saha tecrübesi bir araya getirilerek sektöre yönelik gerçekçi, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler üretilmesi amaçlanmaktadır.

Komisyonların temel hedefleri;

  • Arıcılığı etkileyen teknik, çevresel ve ekonomik konularda bilimsel araştırmalar yürütmek,
  • Stratejik çözüm önerileri geliştirmek,
  • Arıcılık politikalarının oluşumuna katkı sunmaktır.

Ayrıca düzenli toplantılar ve saha çalışmaları ile üreticilerle birebir temas sağlanacak; geliştirilen çözüm modelleri doğrudan uygulamaya aktarılacaktır. Komisyonlarda kamu temsilcilerinin yer alması ise sahada yaşanan sorunların bilimsel yaklaşımlarla değerlendirilerek mevzuatlara yansıtılmasını mümkün kılacaktır.

TAB olarak en büyük hedefimiz; yalnızca bugünün değil, geleceğin de ihtiyaçlarını gözeten, veriye dayalı, sürdürülebilir ve üreticiyi odağına alan bir arıcılık politikasını hayata geçirmektir. Kurulan bilimsel komisyonlarımız, bu hedef doğrultusunda atılmış stratejik ve kararlı bir adımdır.

Çünkü biliyoruz ki:

Arıcılık olmadan tarım olmaz; tarımın arkasındaki en büyük güç, güçlü bir arıcılık sektörüdür.

Bu nedenle arıcılığa yapılan her yatırım; aynı zamanda tarıma, ekosisteme ve insan sağlığına yapılan bir yatırımdır.

Bu süreçte bilimsel komisyonlarda görev alarak bize destek veren tüm akademisyenlere ve kamu kurumlarımıza en içten teşekkürlerimizi sunarız. Çünkü güçlü bir arıcılık sektörü; güçlü bir tarımın ve sağlıklı bir ekosistemin vazgeçilmez temelidir.

MUŞ’TA “YERELDEN GENELE ARICILIK ÇALIŞTAYI” DÜZENLENDİ

Muş Alparslan Üniversitesi Ev Sahipliğinde “Yerelden Genele Arıcılık Çalıştayı” Düzenlendi.
Muş Alparslan Üniversitesi Arıcılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Arıcılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü iş birliğinde, Van Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün destekleriyle düzenlenen “Yerelden Genele Arıcılık Çalıştayı”, 26–27 Haziran 2025 tarihlerinde 1071 Malazgirt Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, protokol konuşmalarıyla devam etti.
Çalıştaya, Van Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Gülistan Korkmaz, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği adına Yönetim Kurulu Üyesi Kazım Doğan, Muş İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Pekbay, arıcılık alanında uzman akademisyenlerin yanı sıra kamu kurum temsilcileri, birlik başkanları ve arıcılar katıldı.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği adına Yönetim Kurulu Üyesi ve Tunceli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan açılışta, arıcılık sektörünün güncel durumu, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri konularında TAB’ın yaptığı çalışmalara ilişkin konuşma yaptı.
Çalıştaya, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dodoloğlu, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Özkırım, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cengiz Erkan ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rahşan İvgin Tunca akademik katkı sundu.
İki gün süren programda, arıcılık sektörünün güncel durumu, karşılaşılan sorunlar, çözüm önerileri ve verimli arıcılık uygulamaları üzerine sunumlar yapıldı. Etkinlik, soru-cevap bölümleriyle interaktif şekilde devam etti.
Katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan çalıştay, arıcılık alanında üniversite-kamu-sektör iş birliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi.

KIRKLARELİ’NDE 75 ÜRETİCİYE 150 DAMIZLIK ANA ARI DAĞITILDI

Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde, arıcılığın geliştirilmesi ve arı üreticilerinin desteklenmesi amacıyla Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi desteğiyle yürütülen, Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği ortaklığı ile devam eden “Ana Arı Yetiştiriciliği Projesi” çerçevesinde, 75 arı yetiştiricisine toplam 150 adet damızlık ana arı dağıtımı gerçekleştirildi.
Bu çerçevede düzenlenen törende konuşan Kırklareli Valisi Uğur Turan, bölgede tarım ve hayvancılığın yanında bal üretiminin de yoğun şekilde yapıldığını söyledi.
Bölge balının kalitesine dikkati çeken Turan, üreticilerin emeklerinden dolayı teşekkür ederek, tüm kurumların üreticilere destek vermeye devam edeceğini ifade etti.
Vali Turan, projede emeği geçenlere teşekkür ederek, dağıtılan ana arıların hayırlı olmasını temenni etti.
Törene katılan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin’de, arı ıslahının öneminden ve Türkiye’nin arıcılıkta dünyadaki yerinden bahsetti.
Şahin; “Dünya bal arısı ırklarının yaklaşık %22’sinin ülkemizde bulunması ve bölgelerimizde birçok farklı ekotipin varlığı, Türkiye’yi arıcılık açısından avantajlı kılmaktadır. Ancak, ülkemizde yaygın olarak yapılan gezginci arıcılık, kontrolsüz arı ticaretleri, ana arı üretim sistemindeki hatalar ve yurtdışından yapılan kaçak ana arı girişleri bu doğal genetik kaynaklarımızı tehdit etmektedir. Türkiye, dünya arı varlığı ve bal üretiminde ikinci sırada yer almaktadır. Bu güçlü konumumuzu koruyarak, ülkemizi dünya arıcılığında liderliğe taşımak için yerli bal arısı ırk ve ekotiplerimizi koruma altına almak, bu ırkların ıslahını yapmak ve arıcılarımızın ihtiyacı olan hastalıklara dayanıklı, yüksek verimli ve yaşama gücü yüksek sertifikalı damızlık arıların üretimini sağlamak büyük bir zorunluluktur. Bu anlayışla, 2019 yılında TAGEM, TAB ve Hatay, Kırşehir, Düzce, Çanakkale ve Kırklareli İl Birliklerinin iş birliğiyle “Islah Projesi” başlatılmıştır. Bugüne kadar ülkemizde 8 bal arısı ırk ve ekotipi resmen tescillenmiş olup, bunların 6’sı İl Birliklerimizin yürüttüğü ıslah çalışmaları sonucu ortaya çıkmıştır. HAYGEM desteğiyle gerçekleştirilen “Islahın Sürdürülebilirliği Projesi” ile ıslah devam ettirilmektedir. Sayın valim, bu ıslah merkezlerimizden biri de Kırklareli ilimizde bulunmaktadır. Islah alanlarının koruma altına alınması ve buradaki İl Birliğimize istihdam sağlanmasını istirham ediyorum.” diye konuştu.
İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca ise 2023 ve 2024 üretim sezonlarında üretilen yaklaşık 750 ana arının Babaeski dışındaki ilçelere dağıtıldığını, bu yıl ise 150 ana arının ilk kez Babaeski’deki 75 üreticiye teslim edildiğini belirtti.
Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Nuri Çalışkan da Arıcılar Birliği olarak, arıcılığın gelişmesi amacıyla üreticilere yönelik projeler üretmeye ve destek sağlamaya devam edeceklerini kaydetti.
Programda konuşmaların ardından, arıcılığı desteklemek ve geliştirmek için yürütülen proje ile 75 arı yetiştiricisine toplam 150 adet damızlık ana arı dağıtımı yapıldı.
Damızlık ana arı dağıtım programına, Kırklareli Valisi Uğur Turan, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birlik Başkanı Ziya Şahin ve beraberinde TAB Genel Sekreteri Yük. Zir. Mühendisi Alim Tutar, Kırklareli Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Nuri Çalışkan, Babaeski Kaymakamı Tamer Orhan, Kırklareli Tarım Orman İl Müdürü Gökhan Karaca, Kırklareli il Özel İdaresi Meclis Başkanı Hakan Geriş, Babaeski Tarım İlçe Müdürü İsmail Küçük, Babaeski Belediye Başkanı Fırat Yayla, Karahalil Belediye Başkanı Dindar Seçen, Pehlivanköy Belediye Başkanı Gündüz Hoşgör, Büyük Mandıra Belediye Başkanı Ersan Çölgeçen, arı üreticileri ve diğer yetkililer katıldı.
Program öncesinde TAB Başkanı Ziya Şahin, TAB Genel Sekreteri Alim Tutar ile birlikte Kırklareli Tarım Orman İl Müdürü Gökhan Karaca’yı ziyaret ederek ülke arıcılığı ve bölge arıcılığı konusunda karşılıklı bilgi alışverişinde bulundu.

ABD ANKARA BÜYÜKELÇİLİĞİ TARIM MÜSTEŞARI MİCHAEL G. FRANCOM’DAN TAB’A ZİYARET

ABD Ankara Büyükelçiliği Tarım Müsteşarı Michael G. Francom ve ABD Ankara Büyükelçiliği Tarım Uzmanı Sinem Duyum, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin’i ziyaret etti.
TAB Merkez Birliği ofisinde gerçekleşen ziyarette, Türkiye’nin arıcılık potansiyeli, yerli arı ırkları ve ekotipleri, bal çeşitleri ve ABD’deki bal üretimi ve sektörel uygulamalara ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Görüşmede, TAB Başkanı Ziya Şahin, Türkiye’nin bal üretimi ve arı koloni varlığı bakımından dünyada 2. sırada yer aldığını ve ülkemizdeki arıcıların %75’inin gezginci arıcılık yaptığını belirterek, ülkemizde üretilen balların önemli birçok özelliğinin bilimsel çalışmalarla ortaya konduğunu ifade etti. Şahin, “Arı ırkı ve ekotip zenginliğimiz, Amerika’da 2000’li yılların başında yaşanan ve tüm dünyayı etkileyen koloni çöküş bozukluğundan daha az etkilenmemizi sağladı” dedi.
Ülkemizde üretilen bal çeşitleri hakkında bilgi veren Şahin, her arıcının ve kovanın kayıt altında olduğunu belirtti. Şahin, özellikle çiçek ballarından farklı olarak üretilen çam balı ile ilgili detaylı bilgiler paylaşarak Türkiye’nin bu alandaki eşsiz konumuna dikkat çekti.
TAB Başkanı Şahin, bu tür temasların arıcılık alanında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, bilgi paylaşımının artırılması ve Türkiye’nin arıcılık vizyonunun uluslararası platformlara taşınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
ABD Ankara Büyükelçiliği Tarım Müsteşarı Michael G. Francom’da, “Türkiye’nin çam balının anavatanı olduğunu ve üretim yöntemini ilk kez bu görüşmede öğrendim, gerçekten çok şaşırdım” ifadelerini kullandı. Francom şunları söyledi; “ABD’de genellikle sabit arıcılık yaygın, bazı büyük işletmeler ise gezginci arıcılık yapıyor. Badem, kiraz, elma gibi meyve üreticilerinin bahçelerine arı getiren arıcılara polinasyon hizmeti karşılığında ödeme yapılmaktadır. 2024 yılı itibarıyla polinasyon gelirleri yaklaşık 224 milyon dolara ulaştı. ABD’de özellikle kültür bitkileri kaynaklı bal üretimi öne çıkmakta ve yıllık üretim yaklaşık 60 bin ton kovan başı verim ise 23 kg seviyesindedir.”
Arıcılık faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler hakkında da bilgi veren Francom, firmaların kayıt altında olduğunu ancak arıcıların kayıt altına alınmasının eyaletler bazında değiştiğini, ayrıca bazı eyaletlerde şehir içinde, bina çatılarında, arka bahçelerde ve üniversite kampüslerinde arıcılık yapılmasına yasal olarak izin verildiğini de sözlerine ekledi.
ABD Ankara Büyükelçiliği Tarım Uzmanı Sinem Duyum ise, Büyükelçiliğin en son 10 yıl önce Türkiye bal sektörü üzerine bir rapor yayımladığını ve bu raporun büyük ilgi gördüğünü belirtti. Duyum, güncellenmiş yeni rapor için de çalışmaların başlatıldığını ifade etti.
TAB Haber

20 MAYIS DÜNYA ARI GÜNÜ ETKİNLİKLERİ MUĞLA’DA DÜZENLENDİ

Muğla’da gerçekleştirilen 20 Mayıs Dünya Arı Günü etkinlikleri, ‘Arıya Saygı, Geleceğe Umut’ sloganıyla kutlandı. Etkinlikler kapsamında hatıra ormanı oluşturuldu ve çeşitli gösteriler yapıldı. Muğla’nın çam balı üretimindeki önemi vurgulandı.
Türkiye’de ilk kez 2010 yılında Ankara’da “Altın Yağmuru” sloganıyla kutlanmaya başlanan Dünya Arı Günü etkinlikleri, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) öncülüğünde her yıl farklı bir ilde kutlanıyor. Bu yıl 15’incisi düzenlenen etkinlikler, Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle, Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği ev sahipliğinde “Arıya Saygı, Geleceğe Umut” sloganıyla Muğla’da gerçekleştirildi.
Etkinlikler kapsamında bu yıl ilk kez Düzen mevkisindeki alanda “20 Mayıs Dünya Arı Günü Hatıra Ormanı” oluşturuldu.
Daha sonra Muğla Olgunlaşma Enstitüsü önünde, arı kostümlü öğrenciler, izci öğrenciler, arıcılar, kurum ve kuruluşların yetkilileri, ellerinde dövizler ve Türk bayraklarıyla farkındalık oluşturmak amacıyla davul zurna eşliğinde başlayan kortej yürüyüşü, Cumhuriyet Meydanı’ndan Menteşe Kent Meydanı’na kadar devam etti.
Kent Meydanı’nda sonra eren yürüyüşün ardından kutlama töreni arı kostümlü öğrencilerin gösterisiyle başladı.
Burada anaokulu öğrencileri, arı kostümleriyle sahne performansı sergiledi.
Törende konuşan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin de Türkiye’nin arı varlığı ve bal üretimi açısından dünyada ikinci sırada, çam balı üretimi açısından ise lider olduğunu söyledi.
Dünyadaki ırk ve ekotiplerin yüzde 20’sinin Türkiye’de olduğunu vurgulayan Şahin, 7 ırk ve ekotipinin 6’sının ıslah çalışmalarının tamamlandığını ifade etti.
Çam balının standardının çıkarıldığına işaret eden Şahin, arıcılığın doğanın ve tarımın sigortası olduğunu, insan beslenmesi için de önemli ürünler ürettiğini dile getirdi.
Şahin konuşmasında; Çiftçilerden zirai ilaç uygulamalarını yaparken arının varlığını göz önünde bulundurarak, pestisit uygulamaları yapmalarını, yönetmeliğe uygun davranmaları, gezginci arıcılıkta mazot desteği verilmesi, kovandan sofraya izlenebilirlik, arı ürünlerinin kayıt altına alınması, ıslah çalışmalarının desteklenmesi, küresel iklim değişikliğine karşı en büyük silahın yerli ırk ve ekotipler olduğunu, arıcıların yerli ırk ve ekotipleri kullanmaları, balda taklit ve tağşişle etkin mücadele konularını dile getirdi.
Şahin konuşmasının sonunda arıcılığa destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.
Programa ev sahipliği yapan Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya da, arıların sadece bal üretmekle kalmadığını, doğanın dengesini sağladığını vurgulayarak, “Arılara sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır” dedi.
Törende konuşan Muğla Vali Yardımcısı Murat Kahraman, kentin hem turizm hem de tarımda önemli noktada olduğunu söyledi.
Tarım alanında üreticilere ve projelere önemli destekler verildiğini belirten Kahraman, çiftçilerin projelere başvurmalarını ve önemli ürünlerde tesisleşmeye gitmeleri gerektiğini dile getirdi.
Hayvancılık Genel Müdürlüğü Kanatlı ve Arıcılık Daire Başkanı İslam Köse’de konuşmasında, arıcılığa bakanlık olarak gerekli destekleri verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini söyledi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise göreve geldikleri günden itibaren arıcılarla iç içe olduklarını, projelerle onlara destek verdiklerini kaydetti.
Özellikle kentte yaşanan orman yangınlarının ardından arıcıların yaralarının sarılması için çalışma yürüttüklerini bildiren Aras, “Muğla, çam balı üretimiyle Türkiye ve dünyada çok önemli yerde. Bu nedenle arıcılarımıza arıcılık ekipmanlarına kadar her türlü desteği veriyor, temiz petek projesi yürütüyoruz. Birliğimizle beraber arı yemi üretim tesisinin hayata geçirilmesi için çalışıyoruz.” dedi.
Kadın Arıcı Neriman Gökdere ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Rahşan İvgin Tunca ve Prof. Dr. Özgür Ceylan da konuşmalarıyla katkı sundu.
Konuşmaların ardından halk oyunları gösterisi gerçekleştirildi. 20 Mayıs Dünya Arı Günü dolayısıyla okullarda düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
Programa, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Hayvancılık Genel Müdürlüğü Kanatlı ve Arıcılık Daire Başkanı İslam Köse, Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, Muğla Vali Yardımcısı Murat Kahraman, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu üyeleri, kurum ve kuruluşların temsilcileri, arıcılar ve vatandaşlar katıldı.
Programa katılan protokol üyeleri ve vatandaşlar, daha sonra alanda kurulan stantları gezerek arı ve arı ürünlerini inceledi, bal tadımı yaptı.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ve Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği’nin alandaki stantları oldukça ilgi gördü.
TAB HABER

AKS KAYIT SİSTEMİ PLAKA TAHSİS VE DAĞITIM YETKİSİ TEKRAR İL BİRLİKLERİMİZDE…

Arıcılık Kayıt Sistemi (AKS) plaka tahsis ve dağıtım yetkisinin tekrar Birliklere devredilmesine ilişkin protokol imzalandı.

Bu çerçevede Tarım ve Orman Bakanlığı’nda düzenlenen imza töreninde, Hayvancılık Genel Müdürü (HAYGEM) Sn. Salih Çelik, TAB Başkanımız Sn. Ziya Şahin ve Tarımsal Bal Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Sn. Fırat Çenberlitaş arasında imzalanan protokolle yetki tekrar İl Birliklerimize devredilmiştir.

Protokolün İl Birliklerimize devredilmesinde emeği geçen başta Tarım ve Orman Bakanımız Sn. İbrahim Yumaklı, Hayvancılık Genel Müdürümüz (HAYGEM) Sn. Salih Çelik, Kanatlı Arıcılık Daire Başkanımız Sn. İslam Köse ve katkıda bulunan herkese çok teşekkür ederiz.

Merkez Birliğimizin gerek hukuki gerekse yoğun çabaları sonucu 4 yıl sonra tekrar İl Birliklerimize devredilen AKS Protokolü, 29 Nisan 2021 tarihinde iptal edilmişti.

Protokolün, Birliklerimize ve arıcılık sektörümüze hayırlı olmasını diliyoruz.

TAB BAŞKANI ZİYA ŞAHİN: ISLAHIN BAŞARIYA ULAŞABİLMESİ İÇİN UZUN SOLUKLU VE KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLECEK BİR SÜRECE İHTİYAÇ VAR

Hayvancılık Genel Müdürlüğü Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğü tarafından yürütülen ve sonuçlandırılan “Ardahan ve Artvin İzole Bölgesinde Bulunan Kafkas Arı Irkı’nın (Apis mellifera caucasica) Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu” projesinin sonuç değerlendirme toplantısı Ardahan’da yapıldı.
Gen Merkezi konferans salonunda düzenlenen toplantıya, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, Ardahan İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Fatih Cineviz, Serhat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca, Ardahan Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürü Sinan Aydın, Ardahan İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, Artvin Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı ve TAB Denetim Kurulu Üyesi İbrahim Durmuş, Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Şeref Cınbırtoğlu, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.
Toplantıda konuşan TAB Başkanı Ziya Şahin, Islahın başarıya ulaşabilmesi için uzun soluklu ve kararlılıkla sürdürülecek bir sürece ihtiyaç olduğunu söyledi.
Şahin konuşmasında şunları; “Dünya bal arısı ırklarının yaklaşık %22’sinin ülkemizde bulunması ve bölgelerimizde birçok farklı ekotipin varlığı, Türkiye’yi arıcılık açısından avantajlı kılmaktadır. Ancak, ülkemizde yaygın olarak yapılan gezginci arıcılık, kontrolsüz arı ticaretleri, ana arı üretim sistemindeki hatalar ve yurtdışından yapılan kaçak ana arı girişleri bu doğal genetik kaynaklarımızı tehdit etmektedir. Türkiye, dünya arı varlığı ve bal üretiminde ikinci sırada yer almaktadır. Bu güçlü konumumuzu koruyarak, ülkemizi dünya arıcılığında liderliğe taşımak için yerli bal arısı ırk ve ekotiplerimizi koruma altına almak, bu ırkların ıslahını yapmak ve arıcılarımızın ihtiyacı olan hastalıklara dayanıklı, yüksek verimli ve yaşama gücü yüksek sertifikalı damızlık arıların üretimini sağlamak büyük bir zorunluluktur. Bu anlayışla, 2019 yılında TAGEM, TAB ve Hatay, Kırşehir, Düzce, Çanakkale ve Kırklareli İl Birliklerinin iş birliğiyle “Islah Projesi” başlatılmıştır. Proje kapsamında ilk kez sperm dondurma işlemi gerçekleştirilmiş, ulusal damızlık kayıt sistemi kurulmuş ve önemli kazanımlar elde edilmiştir. Mevcut durumda; HAYGEM desteğiyle gerçekleştirilen “Islahın Sürdürülebilirliği Projesi” ile ıslah devam ettirilmektedir. Bugüne kadar ülkemizde 8 bal arısı ırk ve ekotipi resmen tescillenmiş olup, bunların 6’sı İl Birliklerimizin yürüttüğü ıslah çalışmaları sonucu ortaya çıkmıştır.”
Islahın başarıya ulaşabilmesi için uzun soluklu ve kararlılıkla sürdürülecek bir sürece ihtiyaç duyulduğunu belirten Şahin, “Bu kapsamda, Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi tarafından yürütülen ve Kafkas Arı Irkı’nın Karakterizasyonunu içeren projenin sonuçlarının sektörümüz için hayırlı olmasını ve devamının getirilmesini diliyor, bu sürece katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.