ORDU ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ FUARI YAPILDI

Ordu 24-27 Ekim 2024 tarihleri arasında düzenlenen Ordu Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı, Türkiye’nin arıcılık sektöründe önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Ordu Yenişehir Stadı Kapalı Otoparkı’nda yapılan Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı’nın açılışına, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Ordu İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çifci, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. M. Hilmi Güler, CHP Ordu Milletvekilleri Seyit Torun ve Dr. Mustafa Adıgüzel, Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Ordu Kültür ve Turizm İl Müdürü Uğur Toparlak, Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Şeref Cınbırtoğlu, Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe, ve çeşitli illerden gelen Birlik Başkanları, STK temsilcileri ve arı üreticileri katıldı.

Açılışta konuşan Ordu İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çifci, Ordu’nun arıcılık sektöründeki önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “İlimizde 3.500 arıcımız, 600 bin kovan varlığımız ve 21 ton bal verimimizle sektörde söz sahibi bir iliz. Bu fuar, arıcılık sektöründe bir başlangıç oldu. İlerleyen süreçte en iyisini yapmaya devam edeceğiz ve bu süreçte sizlerden büyük destekler bekliyoruz. Zaman teknoloji çağı ve arıcılarımızın bu teknolojiye uyum sağlaması gerekiyor.”

“Sanayide üretilen bala karşı çıkıyoruz, ballarımız kayıt altına alınsın”

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin’de konuşmasında, sanayi üretimi yapay balların önüne geçmek için balların kayıt altına alınması gerektiğine dikkat çekerek, “Bizler bal satıyorsak, dünyada ikinci sırada ise ve dünyaya bal satıyorsak bunun bedelini de hepimizin bilmesi gerekiyor. Bu fuarların 2 tane en büyük etmeni var, amacımız fuarlarda arıcılara malzeme satmak olmamalı. Fuarlarda en iyi arıcılık girdilerini arıcılarımıza ulaştırmak olmalı. Biz Avrupa’ya 30 bin ton bal satıyorsak, Avrupa’nın da belirli kriterleri varsa, dünyadaki sağlık kriterleri varsa bu kriterlere uygun balları piyasaya arz etme sorumluluğumuz da var. Biz bakanlığımız şu talepte bulunduk. Dünyada arılarını kayıt altına alan tek sektörüz. Biz balların da kayıt alınmasını istiyoruz. Çünkü sanayideki üretilen ballara karşı çıkıyoruz. Balın adresi dağ, ova ve arıcıdır” şeklinde konuştu.

“Ekonomiye Büyük Katkı Sağlıyor”

Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Şeref Cınbırtoğlu ise arıcılığın ülke ekonomisine önemli bir katkı sağladığını belirtti:

“Arıcılarımız yılın 6-7 ayında üretim yaparak ülke ekonomisine büyük katkıda bulunuyor. Enstitümüz Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı olarak yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde araştırma ve eğitim çalışmaları yürütmektedir.”

“Sektörünün Katkılarını Artıracağız”

Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, fuarların alıcı, satıcı, üretici ve tüketiciyi bir araya getiren önemli organizasyonlar olduğuna değindi:

“Bu fuarlar, sektörde değişen teknolojilerin tanıtılması ve yeni ticaret işbirliklerinin kurulması açısından önem taşıyor. Alıcı ile satıcının buluştuğu bu ortamda, sektörün il ekonomisine olan katkılarını artırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin arıcılarının kabiliyeti ve yeteneği, bu katkıyı çok daha yukarılara taşıyacak potansiyele sahip.”

Konuşmaların ardından, fuara emeği geçenlere plaket verildi. Daha sonra kurdele kesimiyle fuar resmi olarak açıldı. Katılımcılar fuarı gezerek stantlardan bilgi aldı. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin standının da yer aldığı ve bal tadımının yapıldığı fuarda ev sahibi Ordu İli Arı Yetiştiricileri Birliği’nin döner şeklindeki balı ilgi gördü.

İRAN ARICILAR BİRLİĞİ BAŞKAN YARDIMCISINDAN TAB’A ZİYARET

İran Arıcılar Birliği Başkan Yardımcısı ve Güney Azerbaycan Arıcılar Birliği Başkanı Sn. Hassan Vahdatian Far, TAB Başkanımız Sn. Ziya Şahin’i ziyaret etti.
İki ülke arıcılığının ele alındığı ziyarette, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette, TAB Genel Sekreteri Sn. Alim Tutar’da yer aldı.
Sn. Hassan Vahdatian Far’a ziyaretinden dolayı teşekkür ederiz.

TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ (TAB) OLARAK, AVRUPA ARICILIK BİRLİĞİ’NE (EBA) ÜYE OLDUK

Avrupa’nın en büyük kovan varlığına sahip olan ve en büyük bal üreticisi olan ülkemizin de temsil edilmesi amacıyla Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak Avrupa Arıcılık Birliği’ne üye olduk. Amacımız; ortak sorunlarımızla ilgili ortak akıl yürüterek çözüm üretmek ve dünyaya arıcılığımızı daha doğru bir şekilde anlatmaktır.

Şubat 2024’te kurulan Avrupa Arıcılık Birliği’nin (EBA) kuruluş amaçları:

–  Sahte bal ile mücadele

–  Tozlaşma ile ekolojiye önemli katkılar sunan arıcılıkta desteklemelerin arttırılması ve uygun olmayan şekilde kullanılan pestisitlerin kullanımının önüne geçmektir.

Avrupa Arıcılık Birliği’nin (EBA) web sitesi

https://ebaeurope.eu/members/

TİCARİ DEĞERİ OLAN HAYVANSAL ZEHİRLER ÇALIŞTAYI-1 BAL ARISI ZEHRİ, DÜZCE ÜNİVERSİTESİNDEKİ ÇALIŞTAYDA ELE ALINDI

Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM), Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi iş birliği ve “Ticari Değeri Olan Hayvansal Zehriler Çalıştayı I- Bal Arısı Zehri” programı, Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Cumhuriyet Konferans Salonu’nda programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, farklı üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar, arıcılar, özel sektör kuruluşları ve öğrenciler katıldı.
Çalıştayda konuşan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, Ülkemizdeki arı potansiyelini ve bal üretiminde dünyada ilk sıralarda olduğumuzu belirterek, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin kuruluşu ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
Şahin konuşmasında şunları söyledi; “Arı Zehri Üretim Tebliği konusunda STK, Üniversite, Kamu işbirliğinde üretim tebliği hazırlanması sektörümüz için önem arz etmektedir. Mevzuat çalışmalarının daha ileri boyuta taşınması, üretim ve pazarlanmasının önünün açılması için bu konuda bizlerde üreticilerin temsilcisi bir STK olarak üzerimize düşen görevleri yapıyoruz ve yapmaya da devam ediyoruz.”
Şahin ayrıca, ticari değeri olan hayvansal zehirler çalıştayı dolayısıyla Rektör Yardımcısına, DAGEM Müdürüne ve tüm katılımcılara teşekkür etti.
Tropilaelaps akarı Asya kıtasına özgü olup Apis dorsata (Doğu bal arısı türü) gibi bal arısı türlerinde görülen yavru parazitidir. İki tür (Tropilaelaps clareae ve Tropilaelaps mercedesae ) batı bal arılarını (Apis mellifera) bulaştığında ciddi zararlar veren bir akardıır.
Tropilaelaps clareae ilk defa 1961 yılında Filipinlerde konakçısı olan Apis dorsata (Dev Hint arısı) bulaşmıştır (Laigo ve Morce,1968). Bu tür Filipinlerden, Endonezya’ya kadar yayılmıştır.
Tropilaelaps mercedesae ise 1968- 2007 yılları arasında Vietnam, Çin, Tayland, Endonezya, Malezya, Güney Kore, Hindistan, Afganistan ve Pakistan’daki bal arılarına bulaşarak büyük ürün kayıplarına sebep olmuştur (Ritter 2014, Guzman v.d. 2017).
Son yıllarda akarın, İran, Azerbaycan ve Gürcistan gibi komşu ülkelerimize ulaştığı saptanmıştır. 2012 yılında ülkemizde görülmemesine rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı 2012 yılında ihbari mecburi hastalıklar listesine almıştır.
BELİRTİLERİ:
• Kapalı yavru gözleri açıldığında, çok sayıda ve farklı gelişme döneminde olan parazit akara ait larva ve nymphler ortaya çıkmaktadır.
• Kovan önde deforme kanatlı ve bacaklı arıların sayısında artış görülmekte, koloni hızla zayıflamakta, koloni ve verim kayıpları yaşanmaktadır.
BİYOLOJİSİ:
Akarın yaşam döngüsü Varroa ile benzerlik göstermektedir. Fakat yaşam döngüsü Varroa’dan daha kısadır ve bu tür 25 günde 2 döl vermektedir (Woyke, 1993). Üreme oranı bu nedenle Varrroa’dan çok daha yüksektir. Yoğun bulaşma döneminde bir kolonide 1 varroaya karşılık 20-25 Tropilaelaps mercedesae bullunabilmektedir (Anderson ve Morgan, 2007).
Tropilaelaps mercedesae ergin dişileri, işçi ve erkek yavru gözleri kapanmadan 1 veya 2 gün çnce girerek 1-4 adet yumurta bırakır. Aynı gün yumurtadan çıkanlar arıların larva ve pupalarının kanını emerek beslenirken 6 gün sonra kapalı gözün içinde ergin hale gelir (Del Finado ve Baker, 1982).
Tropilaelaps mercedesae yetişkin bir işçi veya erkek arı üzerinde en fazla 1-3 gün yaşayabilmektedir. Zira parçaları körelmiş olduğundan ergin arılar üzerinde beslenmeleri mümkün olmaz.
Akar, ergin arılar üzerinde Varroa gibi görmek zordur. Çünkü ergin Tropilaelaps mercedesae’nın ancak %3 ila %4’ü ergin arılar üzerindedir. Diğer erginler sürekli olarak yavru gözlerine girmek için gayret ederler.
ZARARLARI:
Bir koloniye yoğun Tropilaelaps mercedesae bulaşmasından sonra kapalı yavru gözleri içindeki arıların ve pupaların büyük kısmı deforme olmakta veya ölmekte, kovandaki gelişme durmakta, ergin arılarda kanat ve bacakta deformasyonlar görülmekte ve koloni hızla zayıflamaktadır.
MÜCADELE:
Varroa’da kullanılan ilaçlar kısmen Tropilaelaps akarı üzerinde de etkili olmaktadır. En etkin mücadele yöntemleri kültürel yöntemlerdir.
Tropilaelaps mercedesae mücadelesinde “Yavru molası vermek” çok etkili bir yöntemdir. Çünkü akar yavru gözleri dışında uzun süre yaşayamaz. Bunun için ana arı 9 gün süre ile kafeste hapsedilmekte ve yumurta bırakmasına engel olunarak erkek arı gözlerinin 14 gün kapalı kalması hesaplanmalıdır. Yavru molası 16 gün sürdüğünde daha başarılı sonuç almak mümkün olacak ve parazitin kolonide yaşama şansı ortadan kalkacaktır.
SONUÇ:
Doğu sınır komşularımıza ulaşan bu tehlikeli parazitin ülkemizde de görülme ihtimali yüksektir. Özellikle İran ve Gürcistan gibi akarın bulaştığı ülkelerden ana arı transferi, paket arı ve arılı kovan girişi kesinlikle yapılmamalıdır. Kolonide akar görüldüğünde İl Tarım ve orman Müdürlükleri’ne ihbar edilmelidir.