İLLER BAZINDA 2025 YILI TÜRKİYE ARICILIK İSTATİSTİKLERİ AÇIKLANDI

Bal Üretiminde Ordu, Koloni Varlığında Muğla Zirvede

TAB Genel Başkanı Ali Demir: İl bazlı veriler sektörün üretim gücünü ve gelişim potansiyelini net şekilde ortaya koymuştur.

Türkiye arıcılık sektörüne ilişkin İl bazlı güncel veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Arıcılık İstatistikleri doğrultusunda, hem üretim gücü hem de verimlilik açısından dikkat çeken sonuçlar ortaya çıktı.

Ülke genelinde;

96.646 arıcılık işletmesi

8.817.155 koloni

97.253 ton bal üretimi

3.258 ton balmumu üretimi gerçekleştirildi.

Koloni başına ortalama bal verimi ise 11,03 kg olarak kaydedildi.

Bal üretiminde ilk sıralarda yer alan iller şöyle sıralandı:

Ordu – 16.750 ton

Adana – 11.592 ton

Muğla – 6.806 ton

Koloni sayısında öne çıkan iller ise:

Muğla – 727.259 koloni

Ordu – 638.522 koloni

Adana – 467.055 koloni

Koloni başına bal verimi en yüksek olan illerimiz şunlar oldu:

Ordu – 26,23 kg

Adana – 24,82 kg

Çanakkale – 22,04 kg

Bu veriler, uygun ekolojik koşullar ve doğru üretim teknikleri sayesinde yüksek verimlilik sağlandığını ortaya koymaktadır.

Konuya ilişkin açıklama yapan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, 2025 yılı il bazlı verilerin sektörün üretim gücünü ve gelişim potansiyelini net şekilde ortaya koyduğunu belirtti.

Ali Demir açıklamasında şunları söyledi; “Ülkemizde yıllar içerisinde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da bal üretiminde genel olarak istikrarlı bir seyir söz konusudur. Bu istikrar, ülkemizin dört bir yanında büyük bir özveriyle üretim yapan arıcılarımızın emeği sayesinde sağlanmaktadır.

Özellikle Ordu ve Adana illerimizde koloni başına bal veriminin Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu başarı; uygun iklim koşulları, zengin ve çeşitli flora varlığı ile gezginci arıcılığın etkin ve planlı şekilde uygulanmasıyla doğrudan ilişkilidir.”

Demir, koloni sayısının yüksek olduğu bazı illerde verimin beklenen düzeyde olmamasının önemli bir gösterge olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Ülkemizin her bölgesinde arıcılık yapılabilme potansiyeli bulunmaktadır. Ancak bal verimi tek bir parametreye bağlı değildir. İklim değişikliğinin öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen etkileri, nitelikli ana arı kullanımı, koloni yönetimi, bakım ve besleme uygulamaları gibi pek çok unsur verimi doğrudan etkilemektedir. Nitekim Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde bazı illerimizde koloni sayısı sınırlı olmasına rağmen bal veriminin Türkiye ortalamasına yakın seyretmesi, verimin yalnızca koloni sayısıyla açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. Arıcılık verilerimizde ağırlıklı olarak bal ve balmumu üretimi yer almakla birlikte; ülkemizde polen, propolis, arı sütü ve arı ekmeği gibi diğer arı ürünlerinin üretimi de her geçen yıl artmakta ve sektörümüz açısından önemli bir değer oluşturmaktadır.”

Ali Demir, üretimimizin artırılmasına yönelik öncelikli başlıkları şu şekilde sıraladı:

  • Koloni başına verimi artırmaya yönelik eğitim ve teknik destek programlarının yaygınlaştırılması
  • Ballı, polenli bitkilerin yaygınlaştırılması ve arıcılarımızın kullanımına açılması
  • Propolis, polen ve arı sütü gibi katma değerli ürünlerin üretim ve pazarlamasının artırılması
  • İklim değişikliğinin olumsuz etkileri ve bilinçsiz tarımsal ilaçlamaya karşı koruyucu politikaların güçlendirilmesi,
  • Arı hastalık ve zararlıları ile mücadelede toplu mücadele yoluna gidilmesi

Demir açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Arıcılık yalnızca bir üretim faaliyeti değil; bal arılarının yaptığı tozlaşma ile tarımda verim artışı ve sürdürülebilirlik sağlayarak tüm tarım sektörüne katkı sunan stratejik bir faaliyettir. Bu çerçevede; bitkisel üretimle uğraşan çiftçilerimizin de tarımsal ilaçlamalarda arılarımıza karşı hassasiyet göstermeli; yönetmeliklere uygun şekilde ilaçlama takvimi oluşturmalarını sektörümüz adına talep ediyorum.

Türkiye arıcılık sektörü; üretim kapasitesi, florası, sahip olduğu biyolojik çeşitliliği ve yetiştirici tecrübesi ile stratejik önemini korumakta olup, sürdürülebilir üretim anlayışıyla büyümeye devam etmektedir. Bu bilinçle sektörümüzü daha güçlü bir geleceğe taşımaya kararlıyız. 2026 yılında da arıcılarımıza bol ve bereketli bir sezon diliyoruz. ”

NOT: Türkiye İller Bazında Arıcılık İstatistiklerine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://arastirma.tarimorman.gov.tr/aricilik/Link/2/Aricilik-Istatistikleri

TAB İLE MYK ARASINDA ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ ULUSAL MESLEK STANDARDI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

TAB HABER

Ankara-19.02.2026

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) ile Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) arasında, Arı Yetiştiriciliği Ulusal Meslek Standardı’nın hazırlanmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Mesleki Yeterlilik Kurumu’nda gerçekleştirilen törenle resmiyet kazandı.

İmza töreni, MYK Başkanı Aşkın Tören ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir arasında gerçekleştirildi. Törende TAB Başkan Yardımcısı Kazım Doğan, Yönetim Kurulu Üyesi Cem Başar ve MYK yetkilileri de hazır bulundu.

Ali Demir: “Arıcılık Mesleği Sistematik Bir Çerçeveye Kavuşacak”

Protokole ilişkin açıklamada bulunan TAB Başkanı Ali Demir, arıcılık mesleğinin ilk kez kapsamlı ve detaylı bir ulusal meslek standardına kavuşacağını belirterek şunları söyledi:

“İmzalanan protokolün, arıcılık sektörünün kurumsallaşması ve mesleki niteliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adımdır. Bu protokol ile arı yetiştiriciliği mesleğinin görev tanımı, bilgi, beceri ve yetkinlik çerçevesi net bir şekilde ortaya konulacak. TAB olarak sektörü temsil kabiliyeti yüksek, alanında uzman isimlerden oluşan bir komisyon kuracağız. Hazırlanacak taslak metin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşüne sunulacak ve süreç katılımcı bir anlayışla yürütülecek. Böylece mesleğimiz hem kurumsal hem de hukuki açıdan güçlü bir zemine kavuşmuş olacak.”

Çalışmalar kapsamında saha ziyaretleri gerçekleştirileceğini belirten Demir, “Uygulamaya yönelik yazılı ve görsel materyaller hazırlanarak MYK’ya sunulacak. Böylece arı yetiştiriciliği mesleğinin görev tanımı, bilgi, beceri ve yetkinlik çerçevesi sistematik bir yapıya kavuşturulacak” diye konuştu.

Arıcılara Resmi Belgelendirme İmkânı

Ulusal Meslek Standardı’nın özellikle uzun yıllardır mesleğini icra eden ancak bilgi ve becerilerini resmi olarak belgelendiremeyen arıcılar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Demir, “Bu standart sayesinde arıcılarımız sahip oldukları mesleki yeterlilikleri resmi olarak belgelendirme imkânına kavuşacak” dedi.

Türkiye’de yüzyıllardır sürdürülen köklü bir faaliyet olmasına rağmen arıcılığa ilişkin bugüne kadar ayrıntılı ve kapsamlı bir meslek standardı oluşturulmadığını hatırlatan Demir, geçmişte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından arıcılığın meslek olarak tanımlandığını ancak detaylı bir standart çalışmasının yapılmadığını vurguladı.

Hedef: Görünürlük ve Destekleme Modellerine Dahil Olma

Hazırlanacak Arı Yetiştiriciliği Ulusal Meslek Standardı ile;

  • Arıcıların sahip olduğu bilgi ve becerilerin belgelendirilmesi,
  • Arıcılık mesleğinin kamuoyu nezdinde görünürlüğünün artırılması,

İlerleyen süreçte arı yetiştiricilerinin, diğer sektörlerde uygulanan destekleme modellerine benzer şekilde (örneğin çoban desteği gibi) destekleme sistemleri içerisine dahil edilmesi hedeflenmektedir.

SÖZLEŞMELİ ARI ÜRÜNLERİ ÜRETİMİN ARICILARA SAĞLAYACAĞI FAYDALAR NELERDİR?

1. Arıcılarımız, sözleşmeli üretim yaptığı takdirde; Ziraat Bankası Kredilerinden ekstra %15 faiz indirimli işletme kredisi kullanabileceklerdir.
2. Tarım Sigortalarında poliçe primi üzerinden Sözleşmeli Üretime %10 oranında indirim uygulanacaktır.
3. Sözleşmeli arıcılık, üretim maliyetlerinin düşmesine katkı sağlayacaktır.
4. Sözleşmeli arıcılıkla Bakanlığın üretim planlaması yapmasına olanak tanınacaktır.
5. Kontrollü ve denetimli üretim yapılabilecektir.
6. Arı ürünleri üretiminde sürdürülebilirlik sağlanacaktır.
7. Pazarlama sorununa çözüm bulunacaktır.
TAB olarak 2025 yılı sezonunda Sözleşmeli Arı Ürünleri Üretimi kapsamında bal (süzme ve petek bal), propolis, polen, arı ekmeği, arı sütü ve arı zehri İl Birliklerimiz kanalıyla tedarik edilecektir.
Sözleşmeli üretime dahil olmak isteyen arıcılarımızın İl Birliklerine müracaat etmelerini rica ederiz.

TARIM ALANI YAYGIN EĞİTİM PROGRAMLARI ÇALIŞTAYI’NDA, ARICILIK KURSLARI GÜNCELLENDİ

Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü iş birliğinde “Tarım Alanı Yaygın Eğitim Programları Çalıştayı” gerçekleştirildi.
İki bakanlığın yanı sıra Ankara Üniversitesinden akademisyenlerin de katıldığı çalıştayda, mevcut 375 çiftçi kursunun içeriği, niteliği gibi başlıklar ele alındı.
Çalıştayın Hayvancılık (Su ürünleri, Kanatlı hayvanlar, Arıcılık ve İpek böcekçiliği) masası toplantılarına arıcılık sektörünü temsilen Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Sekreteri Alim Tutar katıldı.
Çalıştayda; Arıcılık, Arı Sütü Üretimi ve Ana Arı Yetiştiriciliği, Arıcılık (Uzaktan Eğitim – Eş zamansız), Organik Arı ve Arı Ürünleri Yetiştiriciliği, Uygulamalı Arıcılık, Ana Arı Yetiştiriciliği ve Arıcılıkta Suni Tohumlama, Arı Hastalık ve Parazitleri ile Mücadele, Arı Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Yöntemleri, Arı Ürünleri (Apiterapik, Apilarnil vb.), Bal Arısı Yetiştiriciliği ve Bakım ve Besleme konularında Halk Eğitim Merkezlerinde verilecek kurslar, Modern Teknik Arıcılık ve Arı Ürünleri Üretimi başlığı altında ele alınarak güncellendi.