16. DÜNYA ARI GÜNÜ RİZE’DE KUTLANDI

“İnsanlık ve Gezegen İçin Arılarla Birlikte” sloganıyla düzenlenen 16. Dünya Arı Günü etkinlikleri, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliğimizin koordinasyonunda Rize İli Arı Yetiştiricileri Birliğimizin ev sahipliğinde Rize’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Program; Rize Valiliği önünde Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni ile başladı. Ardından Çay Çarşısı’nda gerçekleştirilen açılış programında arının ekosistem, tarım ve insanlık için taşıdığı hayati öneme dikkat çekildi.

Dünya Arı Günü kutlama programına; Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Ali Demir, Rize Belediye Başkan Yardımcısı Abdülkadir Öksüz, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Rize İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Bakoğlu, Azerbaycan Profesyonel Arıcılar Birliği Başkanı Elhan Alakberov, Prof. Dr. Ahmet Güler, Prof. Dr. Şengül Alpay Karaoğlu ve diğer akademisyenler, il birlik başkanlarımız, sektör temsilcileri, öğrenciler, vatandaşlar ve çok sayıda davetli katıldı.

Program kapsamında gerçekleştirilen protokol konuşmaları, öğrenci etkinlikleri, ödül törenleri ve saha ziyaretleriyle arıcılık sektörünün önemi bir kez daha vurgulandı.

Program öncesinde Prof. Dr. Ahmet Güler, Türkiye Arıcılığının Genel Değerlendirmesi konulu sunum gerçekleştirdi.

TAB Genel Başkanı Ali Demir yaptığı konuşmada; “Bugün burada, doğasıyla, zengin florasıyla, yaylalarıyla ve dünyaca ünlü kestane balıyla ülkemiz arıcılığının önemli merkezlerinden biri olan Rize’de Dünya Arı Günü vesilesiyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Arılar yalnızca bal üreten canlılar değildir; tarımsal üretimin, biyolojik çeşitliliğin ve yaşamın devamlılığının en önemli unsurlarından biridir. Tarım ve Orman Bakanlığımızın arıcılık sektörüne yönelik son dönemde sağlamış olduğu destekler; arılı kovan destekleri, kadın ve genç arıcılarımıza verilen ilave katkılar, gezginci arıcılarımıza yönelik çalışmalar ve örgütlü üretime sağlanan destekler sektörümüz adına son derece kıymetlidir. Bizler çok iyi biliyoruz ki; Arı varsa hayat var, üretim var, gelecek var. Arıyı korumak; toprağı korumaktır, tarımı korumaktır, insanlığın geleceğini korumaktır. Bu bilinçle üretmeye, birlik olmaya ve Türk arıcılığını daha güçlü yarınlara taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Rize Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Bakoğlu da yaptığı konuşmada, Dünya Arı Günü’nün yalnızca arıcılık sektörü açısından değil, doğanın sürdürülebilirliği ve gelecek nesiller adına da büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, böylesine anlamlı bir organizasyona Rize’de ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Bakoğlu, programa katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, Rize’nin arıcılık potansiyelinin tanıtılması açısından etkinliğin önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Program sonunda genç arıcılarımıza, kadın üreticilerimize, Rize Arı Yetiştiricileri Birliği’nin 1 numaralı üyesine ve programa katkı sunan protokol üyelerine plaket takdim edildi.

Programın ardından protokol üyeleri ve katılımcılar stant alanını ziyaret ederek arı ürünleri, yöresel bal çeşitleri, arıcılık ekipmanları ve tanıtım stantlarını gezdi. Öğrenciler ve vatandaşlarla yakından ilgilenen protokol üyeleri, üreticilerden sektörün mevcut durumu hakkında bilgi aldı. Etkinlik alanında gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri, gençlerin ve çocukların arıcılığa olan ilgisini artırırken, arının ekosistem açısından taşıdığı önemin daha geniş kitlelere aktarılmasına katkı sağladı.

Rize merkezdeki programın ardından katılımcılara Hemşin bölgesinde arılık ziyareti ve Ayder Yaylasına gezi düzenlendi.

Dünya Arı Günü etkinliklerine ev sahipliği yapan başta Rize Arı Yetiştiricileri Birliğimiz olmak üzere Rize Valiliği, Rize Belediyesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, kamu kurum ve kuruluşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

 

TROPILAELAPS AKARI NEDİR?

Tropilaelaps akarı Asya kıtasına özgü olup Apis dorsata (Doğu bal arısı türü) gibi bal arısı türlerinde görülen yavru parazitidir. İki tür (Tropilaelaps clareae ve Tropilaelaps mercedesae ) batı bal arılarını (Apis mellifera) bulaştığında ciddi zararlar veren bir akardıır.
Tropilaelaps clareae ilk defa 1961 yılında Filipinlerde konakçısı olan Apis dorsata (Dev Hint arısı) bulaşmıştır (Laigo ve Morce,1968). Bu tür Filipinlerden, Endonezya’ya kadar yayılmıştır.
Tropilaelaps mercedesae ise 1968- 2007 yılları arasında Vietnam, Çin, Tayland, Endonezya, Malezya, Güney Kore, Hindistan, Afganistan ve Pakistan’daki bal arılarına bulaşarak büyük ürün kayıplarına sebep olmuştur (Ritter 2014, Guzman v.d. 2017).
Son yıllarda akarın, İran, Azerbaycan ve Gürcistan gibi komşu ülkelerimize ulaştığı saptanmıştır. 2012 yılında ülkemizde görülmemesine rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı 2012 yılında ihbari mecburi hastalıklar listesine almıştır.
BELİRTİLERİ:
• Kapalı yavru gözleri açıldığında, çok sayıda ve farklı gelişme döneminde olan parazit akara ait larva ve nymphler ortaya çıkmaktadır.
• Kovan önde deforme kanatlı ve bacaklı arıların sayısında artış görülmekte, koloni hızla zayıflamakta, koloni ve verim kayıpları yaşanmaktadır.
BİYOLOJİSİ:
Akarın yaşam döngüsü Varroa ile benzerlik göstermektedir. Fakat yaşam döngüsü Varroa’dan daha kısadır ve bu tür 25 günde 2 döl vermektedir (Woyke, 1993). Üreme oranı bu nedenle Varrroa’dan çok daha yüksektir. Yoğun bulaşma döneminde bir kolonide 1 varroaya karşılık 20-25 Tropilaelaps mercedesae bullunabilmektedir (Anderson ve Morgan, 2007).
Tropilaelaps mercedesae ergin dişileri, işçi ve erkek yavru gözleri kapanmadan 1 veya 2 gün çnce girerek 1-4 adet yumurta bırakır. Aynı gün yumurtadan çıkanlar arıların larva ve pupalarının kanını emerek beslenirken 6 gün sonra kapalı gözün içinde ergin hale gelir (Del Finado ve Baker, 1982).
Tropilaelaps mercedesae yetişkin bir işçi veya erkek arı üzerinde en fazla 1-3 gün yaşayabilmektedir. Zira parçaları körelmiş olduğundan ergin arılar üzerinde beslenmeleri mümkün olmaz.
Akar, ergin arılar üzerinde Varroa gibi görmek zordur. Çünkü ergin Tropilaelaps mercedesae’nın ancak %3 ila %4’ü ergin arılar üzerindedir. Diğer erginler sürekli olarak yavru gözlerine girmek için gayret ederler.
ZARARLARI:
Bir koloniye yoğun Tropilaelaps mercedesae bulaşmasından sonra kapalı yavru gözleri içindeki arıların ve pupaların büyük kısmı deforme olmakta veya ölmekte, kovandaki gelişme durmakta, ergin arılarda kanat ve bacakta deformasyonlar görülmekte ve koloni hızla zayıflamaktadır.
MÜCADELE:
Varroa’da kullanılan ilaçlar kısmen Tropilaelaps akarı üzerinde de etkili olmaktadır. En etkin mücadele yöntemleri kültürel yöntemlerdir.
Tropilaelaps mercedesae mücadelesinde “Yavru molası vermek” çok etkili bir yöntemdir. Çünkü akar yavru gözleri dışında uzun süre yaşayamaz. Bunun için ana arı 9 gün süre ile kafeste hapsedilmekte ve yumurta bırakmasına engel olunarak erkek arı gözlerinin 14 gün kapalı kalması hesaplanmalıdır. Yavru molası 16 gün sürdüğünde daha başarılı sonuç almak mümkün olacak ve parazitin kolonide yaşama şansı ortadan kalkacaktır.
SONUÇ:
Doğu sınır komşularımıza ulaşan bu tehlikeli parazitin ülkemizde de görülme ihtimali yüksektir. Özellikle İran ve Gürcistan gibi akarın bulaştığı ülkelerden ana arı transferi, paket arı ve arılı kovan girişi kesinlikle yapılmamalıdır. Kolonide akar görüldüğünde İl Tarım ve orman Müdürlükleri’ne ihbar edilmelidir.
Tropilaelaps akarı Asya kıtasına özgü olup Apis dorsata (Doğu bal arısı türü) gibi bal arısı türlerinde görülen yavru parazitidir. İki tür (Tropilaelaps clareae ve Tropilaelaps mercedesae ) batı bal arılarını (Apis mellifera) bulaştığında ciddi zararlar veren bir akardıır.
Tropilaelaps clareae ilk defa 1961 yılında Filipinlerde konakçısı olan Apis dorsata (Dev Hint arısı) bulaşmıştır (Laigo ve Morce,1968). Bu tür Filipinlerden, Endonezya’ya kadar yayılmıştır.
Tropilaelaps mercedesae ise 1968- 2007 yılları arasında Vietnam, Çin, Tayland, Endonezya, Malezya, Güney Kore, Hindistan, Afganistan ve Pakistan’daki bal arılarına bulaşarak büyük ürün kayıplarına sebep olmuştur (Ritter 2014, Guzman v.d. 2017).
Son yıllarda akarın, İran, Azerbaycan ve Gürcistan gibi komşu ülkelerimize ulaştığı saptanmıştır. 2012 yılında ülkemizde görülmemesine rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı 2012 yılında ihbari mecburi hastalıklar listesine almıştır.
BELİRTİLERİ:
• Kapalı yavru gözleri açıldığında, çok sayıda ve farklı gelişme döneminde olan parazit akara ait larva ve nymphler ortaya çıkmaktadır.
• Kovan önde deforme kanatlı ve bacaklı arıların sayısında artış görülmekte, koloni hızla zayıflamakta, koloni ve verim kayıpları yaşanmaktadır.
BİYOLOJİSİ:
Akarın yaşam döngüsü Varroa ile benzerlik göstermektedir. Fakat yaşam döngüsü Varroa’dan daha kısadır ve bu tür 25 günde 2 döl vermektedir (Woyke, 1993). Üreme oranı bu nedenle Varrroa’dan çok daha yüksektir. Yoğun bulaşma döneminde bir kolonide 1 varroaya karşılık 20-25 Tropilaelaps mercedesae bullunabilmektedir (Anderson ve Morgan, 2007).
Tropilaelaps mercedesae ergin dişileri, işçi ve erkek yavru gözleri kapanmadan 1 veya 2 gün çnce girerek 1-4 adet yumurta bırakır. Aynı gün yumurtadan çıkanlar arıların larva ve pupalarının kanını emerek beslenirken 6 gün sonra kapalı gözün içinde ergin hale gelir (Del Finado ve Baker, 1982).
Tropilaelaps mercedesae yetişkin bir işçi veya erkek arı üzerinde en fazla 1-3 gün yaşayabilmektedir. Zira parçaları körelmiş olduğundan ergin arılar üzerinde beslenmeleri mümkün olmaz.
Akar, ergin arılar üzerinde Varroa gibi görmek zordur. Çünkü ergin Tropilaelaps mercedesae’nın ancak %3 ila %4’ü ergin arılar üzerindedir. Diğer erginler sürekli olarak yavru gözlerine girmek için gayret ederler.
ZARARLARI:
Bir koloniye yoğun Tropilaelaps mercedesae bulaşmasından sonra kapalı yavru gözleri içindeki arıların ve pupaların büyük kısmı deforme olmakta veya ölmekte, kovandaki gelişme durmakta, ergin arılarda kanat ve bacakta deformasyonlar görülmekte ve koloni hızla zayıflamaktadır.
MÜCADELE:
Varroa’da kullanılan ilaçlar kısmen Tropilaelaps akarı üzerinde de etkili olmaktadır. En etkin mücadele yöntemleri kültürel yöntemlerdir.
Tropilaelaps mercedesae mücadelesinde “Yavru molası vermek” çok etkili bir yöntemdir. Çünkü akar yavru gözleri dışında uzun süre yaşayamaz. Bunun için ana arı 9 gün süre ile kafeste hapsedilmekte ve yumurta bırakmasına engel olunarak erkek arı gözlerinin 14 gün kapalı kalması hesaplanmalıdır. Yavru molası 16 gün sürdüğünde daha başarılı sonuç almak mümkün olacak ve parazitin kolonide yaşama şansı ortadan kalkacaktır.
SONUÇ:
Doğu sınır komşularımıza ulaşan bu tehlikeli parazitin ülkemizde de görülme ihtimali yüksektir. Özellikle İran ve Gürcistan gibi akarın bulaştığı ülkelerden ana arı transferi, paket arı ve arılı kovan girişi kesinlikle yapılmamalıdır. Kolonide akar görüldüğünde İl Tarım ve orman Müdürlükleri’ne ihbar edilmelidir.