TÜRKİYE ARICILIĞININ YOL HARİTASI: ARI SAĞLIĞI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU YAYINLANDI

Türkiye arıcılığının sürdürülebilir geleceği ve arı sağlığının korunmasına yönelik önemli başlıkların ele alındığı “Arı Sağlığı Çalıştayı”nın Sonuç Raporu yayınlandı.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği koordinasyonunda; Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) ve Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü (GKGM) iş birliğiyle düzenlenen Arı Sağlığı Çalıştayı, 9 Haziran 2026 tarihinde Ankara Türkiye Milli Botanik Bahçesi’nde gerçekleştirildi.

Akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, uzman veteriner hekimler ve sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda; Türkiye arıcılığının karşı karşıya bulunduğu arı sağlığı sorunları bilimsel ve sektörel açıdan kapsamlı biçimde değerlendirilerek uygulanabilir çözüm önerileri ve stratejik hedefler ortaya konuldu.

Dört Ana Başlıkta Kapsamlı Değerlendirme

Çalıştay kapsamında oluşturulan tematik çalışma masalarında konular dört ana başlık altında ele alındı:

Hastalıklar ve Tedavi Yönetimi: Başta Varroa destructor olmak üzere arı hastalıkları, koloni hareketlerinin oluşturduğu epidemiyolojik riskler, ilaç kullanımı, direnç sorunu, erken teşhis ve ulusal hastalık izleme sistemlerinin geliştirilmesi değerlendirildi.

Pestisitler ve Çevresel Riskler: Tarımsal ilaçlamaların arı sağlığı üzerindeki etkileri, pestisit kaynaklı arı ölümleri, iklim değişikliği, istilacı türler, doğal afetler, arı meraları ve polinatör koridorları ele alındı.

Arı Ürünlerinde Kalite ve Kalıntı: Bal, balmumu ve diğer arı ürünlerinde veteriner ve zirai ilaç kalıntıları, gıda güvenliği, izlenebilirlik, laboratuvar altyapısının güçlendirilmesi, temel petek standardizasyonu ve kalıntısız üretim konuları değerlendirildi.

Eğitim, Denetim ve Politika: Arıcılık sektörünün kurumsal yapısının güçlendirilmesi, mesleki eğitim ve sertifikasyon, uzman veteriner hekim istihdamı, destekleme politikaları, mevzuat, denetim ve dijital izlenebilirlik konularında çözüm önerileri geliştirildi.

Arı Sağlığında 10 Öncelikli Adım Belirlendi

Çalıştay sonucunda hazırlanan eylem planında; hastalık kontrolü, çevresel risk yönetimi, gıda güvenliği ve kurumsal kapasitenin birbirinden bağımsız değil, “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde bütüncül olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.

Sonuç raporunda; Türkiye arıcılığı ve arı sağlığının geleceği açısından öncelikli olarak hayata geçirilmesi önerilen 10 temel adım şöyle sıralandı:

  1. Ulusal Arı Sağlığı Referans Laboratuvarının kurulması,
  2. Dijital Erken Uyarı Sisteminin oluşturulması,
  3. Gezginci arıcılıkta sağlık sertifikasının zorunlu hale getirilmesi,
  4. Varroa için ulusal mücadele programının uygulanması,
  5. Pestisit uygulamalarında arıcı bildirim sisteminin kurulması,
  6. Kalıntısız ürün destek modelinin geliştirilmesi,
  7. Arıcılıkta uzman veteriner hekim istihdamının artırılması,
  8. Arıcı eğitim ve sertifikasyon sisteminin oluşturulması,
  9. Arı ürünlerinde ulusal izlenebilirlik sisteminin kurulması,
  10. Tek Sağlık yaklaşımına dayalı Ulusal Arı Sağlığı Yönetim Sisteminin oluşturulması.

Hedef: Sağlıklı Arı, Güvenilir Ürün, Sürdürülebilir Arıcılık

Çalıştay Sonuç Raporu; arı sağlığının korunmasının yalnızca hastalıklarla mücadeleden ibaret olmadığını, çevresel risklerden gıda güvenliğine, eğitimden denetime, dijitalleşmeden destekleme politikalarına kadar bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini ortaya koymaktadır.

Arı sağlığına yönelik oluşturulacak eylem planlarının başarıya ulaşmasında; Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği, üniversiteler, veteriner hekimler ve arıcı birlikleri arasındaki güçlü koordinasyonun belirleyici olacağı değerlendirilmektedir. Raporda bu iş birliğinin “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde yürütülmesinin önemi özellikle vurgulanmaktadır.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak; bilimsel bilgi, kamu tecrübesi ve sektörün saha deneyimini ortak zeminde buluşturan Arı Sağlığı Çalıştayı’nın sonuçlarının ülkemiz arıcılığının geleceğine yönelik politika ve uygulamalara önemli katkılar sunmasını temenni ediyoruz.

 

Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu’nun tamamına aşağıdaki PDF  dosyasından ulaşabilirsiniz.

Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu

İLLER BAZINDA 2025 YILI TÜRKİYE ARICILIK İSTATİSTİKLERİ AÇIKLANDI

Bal Üretiminde Ordu, Koloni Varlığında Muğla Zirvede

TAB Genel Başkanı Ali Demir: İl bazlı veriler sektörün üretim gücünü ve gelişim potansiyelini net şekilde ortaya koymuştur.

Türkiye arıcılık sektörüne ilişkin İl bazlı güncel veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Arıcılık İstatistikleri doğrultusunda, hem üretim gücü hem de verimlilik açısından dikkat çeken sonuçlar ortaya çıktı.

Ülke genelinde;

96.646 arıcılık işletmesi

8.817.155 koloni

97.253 ton bal üretimi

3.258 ton balmumu üretimi gerçekleştirildi.

Koloni başına ortalama bal verimi ise 11,03 kg olarak kaydedildi.

Bal üretiminde ilk sıralarda yer alan iller şöyle sıralandı:

Ordu – 16.750 ton

Adana – 11.592 ton

Muğla – 6.806 ton

Koloni sayısında öne çıkan iller ise:

Muğla – 727.259 koloni

Ordu – 638.522 koloni

Adana – 467.055 koloni

Koloni başına bal verimi en yüksek olan illerimiz şunlar oldu:

Ordu – 26,23 kg

Adana – 24,82 kg

Çanakkale – 22,04 kg

Bu veriler, uygun ekolojik koşullar ve doğru üretim teknikleri sayesinde yüksek verimlilik sağlandığını ortaya koymaktadır.

Konuya ilişkin açıklama yapan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, 2025 yılı il bazlı verilerin sektörün üretim gücünü ve gelişim potansiyelini net şekilde ortaya koyduğunu belirtti.

Ali Demir açıklamasında şunları söyledi; “Ülkemizde yıllar içerisinde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da bal üretiminde genel olarak istikrarlı bir seyir söz konusudur. Bu istikrar, ülkemizin dört bir yanında büyük bir özveriyle üretim yapan arıcılarımızın emeği sayesinde sağlanmaktadır.

Özellikle Ordu ve Adana illerimizde koloni başına bal veriminin Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu başarı; uygun iklim koşulları, zengin ve çeşitli flora varlığı ile gezginci arıcılığın etkin ve planlı şekilde uygulanmasıyla doğrudan ilişkilidir.”

Demir, koloni sayısının yüksek olduğu bazı illerde verimin beklenen düzeyde olmamasının önemli bir gösterge olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Ülkemizin her bölgesinde arıcılık yapılabilme potansiyeli bulunmaktadır. Ancak bal verimi tek bir parametreye bağlı değildir. İklim değişikliğinin öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen etkileri, nitelikli ana arı kullanımı, koloni yönetimi, bakım ve besleme uygulamaları gibi pek çok unsur verimi doğrudan etkilemektedir. Nitekim Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde bazı illerimizde koloni sayısı sınırlı olmasına rağmen bal veriminin Türkiye ortalamasına yakın seyretmesi, verimin yalnızca koloni sayısıyla açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. Arıcılık verilerimizde ağırlıklı olarak bal ve balmumu üretimi yer almakla birlikte; ülkemizde polen, propolis, arı sütü ve arı ekmeği gibi diğer arı ürünlerinin üretimi de her geçen yıl artmakta ve sektörümüz açısından önemli bir değer oluşturmaktadır.”

Ali Demir, üretimimizin artırılmasına yönelik öncelikli başlıkları şu şekilde sıraladı:

  • Koloni başına verimi artırmaya yönelik eğitim ve teknik destek programlarının yaygınlaştırılması
  • Ballı, polenli bitkilerin yaygınlaştırılması ve arıcılarımızın kullanımına açılması
  • Propolis, polen ve arı sütü gibi katma değerli ürünlerin üretim ve pazarlamasının artırılması
  • İklim değişikliğinin olumsuz etkileri ve bilinçsiz tarımsal ilaçlamaya karşı koruyucu politikaların güçlendirilmesi,
  • Arı hastalık ve zararlıları ile mücadelede toplu mücadele yoluna gidilmesi

Demir açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Arıcılık yalnızca bir üretim faaliyeti değil; bal arılarının yaptığı tozlaşma ile tarımda verim artışı ve sürdürülebilirlik sağlayarak tüm tarım sektörüne katkı sunan stratejik bir faaliyettir. Bu çerçevede; bitkisel üretimle uğraşan çiftçilerimizin de tarımsal ilaçlamalarda arılarımıza karşı hassasiyet göstermeli; yönetmeliklere uygun şekilde ilaçlama takvimi oluşturmalarını sektörümüz adına talep ediyorum.

Türkiye arıcılık sektörü; üretim kapasitesi, florası, sahip olduğu biyolojik çeşitliliği ve yetiştirici tecrübesi ile stratejik önemini korumakta olup, sürdürülebilir üretim anlayışıyla büyümeye devam etmektedir. Bu bilinçle sektörümüzü daha güçlü bir geleceğe taşımaya kararlıyız. 2026 yılında da arıcılarımıza bol ve bereketli bir sezon diliyoruz. ”

NOT: Türkiye İller Bazında Arıcılık İstatistiklerine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://arastirma.tarimorman.gov.tr/aricilik/Link/2/Aricilik-Istatistikleri

TAB İLE MYK ARASINDA ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ ULUSAL MESLEK STANDARDI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

TAB HABER

Ankara-19.02.2026

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) ile Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) arasında, Arı Yetiştiriciliği Ulusal Meslek Standardı’nın hazırlanmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Mesleki Yeterlilik Kurumu’nda gerçekleştirilen törenle resmiyet kazandı.

İmza töreni, MYK Başkanı Aşkın Tören ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir arasında gerçekleştirildi. Törende TAB Başkan Yardımcısı Kazım Doğan, Yönetim Kurulu Üyesi Cem Başar ve MYK yetkilileri de hazır bulundu.

Ali Demir: “Arıcılık Mesleği Sistematik Bir Çerçeveye Kavuşacak”

Protokole ilişkin açıklamada bulunan TAB Başkanı Ali Demir, arıcılık mesleğinin ilk kez kapsamlı ve detaylı bir ulusal meslek standardına kavuşacağını belirterek şunları söyledi:

“İmzalanan protokolün, arıcılık sektörünün kurumsallaşması ve mesleki niteliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adımdır. Bu protokol ile arı yetiştiriciliği mesleğinin görev tanımı, bilgi, beceri ve yetkinlik çerçevesi net bir şekilde ortaya konulacak. TAB olarak sektörü temsil kabiliyeti yüksek, alanında uzman isimlerden oluşan bir komisyon kuracağız. Hazırlanacak taslak metin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşüne sunulacak ve süreç katılımcı bir anlayışla yürütülecek. Böylece mesleğimiz hem kurumsal hem de hukuki açıdan güçlü bir zemine kavuşmuş olacak.”

Çalışmalar kapsamında saha ziyaretleri gerçekleştirileceğini belirten Demir, “Uygulamaya yönelik yazılı ve görsel materyaller hazırlanarak MYK’ya sunulacak. Böylece arı yetiştiriciliği mesleğinin görev tanımı, bilgi, beceri ve yetkinlik çerçevesi sistematik bir yapıya kavuşturulacak” diye konuştu.

Arıcılara Resmi Belgelendirme İmkânı

Ulusal Meslek Standardı’nın özellikle uzun yıllardır mesleğini icra eden ancak bilgi ve becerilerini resmi olarak belgelendiremeyen arıcılar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Demir, “Bu standart sayesinde arıcılarımız sahip oldukları mesleki yeterlilikleri resmi olarak belgelendirme imkânına kavuşacak” dedi.

Türkiye’de yüzyıllardır sürdürülen köklü bir faaliyet olmasına rağmen arıcılığa ilişkin bugüne kadar ayrıntılı ve kapsamlı bir meslek standardı oluşturulmadığını hatırlatan Demir, geçmişte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından arıcılığın meslek olarak tanımlandığını ancak detaylı bir standart çalışmasının yapılmadığını vurguladı.

Hedef: Görünürlük ve Destekleme Modellerine Dahil Olma

Hazırlanacak Arı Yetiştiriciliği Ulusal Meslek Standardı ile;

  • Arıcıların sahip olduğu bilgi ve becerilerin belgelendirilmesi,
  • Arıcılık mesleğinin kamuoyu nezdinde görünürlüğünün artırılması,

İlerleyen süreçte arı yetiştiricilerinin, diğer sektörlerde uygulanan destekleme modellerine benzer şekilde (örneğin çoban desteği gibi) destekleme sistemleri içerisine dahil edilmesi hedeflenmektedir.

TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ’NİN YENİ BAŞKANI ALİ DEMİR OLDU

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği 7. Olağan Genel Kurulu Yapıldı.
Tokat Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Demir, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliğinin yeni Başkanı oldu.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin (TAB) 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı, Tarım ve Orman Bakanlığı Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen genel kurulda mevcut Başkan Ziya Şahin yeniden aday olmadı.
Genel kurulda Tokat Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Demir ve Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Canbay başkanlık için yarıştı.
Toplam 468 delegenin oy kullandığı seçimde, Ali Demir 296 oy, Fırat Canbay 167 oy aldı. 4 oy mükerrer, 1 oy geçersiz sayıldı.
Seçim sonuçlarına göre, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin yeni başkanı Ali Demir oldu.
Genel kurulun ardından açıklama yapan yeni Başkan Ali Demir, birlik beraberlik içinde süreci yöneteceklerini belirtti. Demir açıklamasında, “Huzurlu bir kongre gerçekleştirdik. Bu nedenle kongreye katılan tüm delegelere teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönem arıcılık sektörünün gelişimi, üretici haklarının korunması ve sürdürülebilir arıcılık politikaları üzerine çalışmaları sürdüreceğiz. Sonuç olarak Türk arıcılığı kazandı” diye konuştu.

MUŞ’TA “YERELDEN GENELE ARICILIK ÇALIŞTAYI” DÜZENLENDİ

Muş Alparslan Üniversitesi Ev Sahipliğinde “Yerelden Genele Arıcılık Çalıştayı” Düzenlendi.
Muş Alparslan Üniversitesi Arıcılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Arıcılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü iş birliğinde, Van Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün destekleriyle düzenlenen “Yerelden Genele Arıcılık Çalıştayı”, 26–27 Haziran 2025 tarihlerinde 1071 Malazgirt Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, protokol konuşmalarıyla devam etti.
Çalıştaya, Van Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Gülistan Korkmaz, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği adına Yönetim Kurulu Üyesi Kazım Doğan, Muş İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Pekbay, arıcılık alanında uzman akademisyenlerin yanı sıra kamu kurum temsilcileri, birlik başkanları ve arıcılar katıldı.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği adına Yönetim Kurulu Üyesi ve Tunceli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan açılışta, arıcılık sektörünün güncel durumu, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri konularında TAB’ın yaptığı çalışmalara ilişkin konuşma yaptı.
Çalıştaya, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dodoloğlu, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Özkırım, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cengiz Erkan ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rahşan İvgin Tunca akademik katkı sundu.
İki gün süren programda, arıcılık sektörünün güncel durumu, karşılaşılan sorunlar, çözüm önerileri ve verimli arıcılık uygulamaları üzerine sunumlar yapıldı. Etkinlik, soru-cevap bölümleriyle interaktif şekilde devam etti.
Katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan çalıştay, arıcılık alanında üniversite-kamu-sektör iş birliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi.