Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda, canlı arıların bulunduğu kovanlarda uyuşturucu madde ele geçirildiğine ilişkin haberleri üzüntüyle takip ediyoruz.
Öncelikle açıkça ifade etmek isteriz ki; uyuşturucu ile mücadeleyi ve güvenlik güçlerimizin bu konudaki kararlı çalışmalarını sonuna kadar destekliyoruz. Ancak burada birbirinden ayrılması gereken iki konu vardır: suç ve suçta kullanılan yöntem.
Uyuşturucu ticareti, dünyanın farklı yerlerinde yıllardır araçlardan ticari yüklere, gıda ürünlerinden çeşitli kullanım eşyalarına kadar çok farklı yöntemlerle gerçekleştirilmeye çalışılan ağır bir suçtur.
Bu olayda arı kovanlarının kullanılmış olması, arıcılık mesleğiyle veya arıcılarımızla ilişkilendirilebilecek bir durum değildir.
Burada esas olan arı kovanı değil, uyuşturucu suçudur.
Nasıl bir kamyonda uyuşturucu ele geçirilmesi nakliyecilik mesleğini, bir gıda kolisinde bulunması gıda sektörünü veya bir ticari araçta ele geçirilmesi o sektörde faaliyet gösteren insanların tamamını suçla ilişkilendirmiyorsa; arı kovanlarının kullanılması da arıcılığı ve arıcılarımızı bu suçun parçası hâline getirmez.
Özellikle “arı kovanında uyuşturucu” gibi başlıklarla yapılan haberlerde, kullanılan yöntemin ön plana çıkarılması yerine suçun kendisinin ve sorumlularının konuşulması gerektiğine inanıyoruz.
Çünkü;
Suçlu olan kovan değildir.
Suçlu olan arıcılık değildir.
Suçlu olan arıcı değildir.
Suçlu, bu suçu işleyen kişilerdir.
Türkiye’de binlerce arıcımız, alın teriyle ve büyük bir özveriyle üretim yapmakta; bal başta olmak üzere tarımsal üretime, gıda güvenliğine ve doğal yaşamın devamlılığına önemli katkılar sunmaktadır.
Münferit bir suç olayının, ülkemizin emektar arıcılarının tamamını veya köklü bir üretim sektörünü zan altında bırakacak şekilde değerlendirilmesini doğru bulmuyoruz.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak uyuşturucu ile mücadelede devletimizin ve güvenlik güçlerimizin yanındayız.
Aynı zamanda, dürüstçe üretim yapan binlerce arıcımızın emeğinin ve mesleğimizin itibarının, münferit bir suç olayının gölgesinde bırakılmasına da izin vermeyeceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyoruz.
TAB Yönetim Kurulu

