İLLER BAZINDA 2025 YILI TÜRKİYE ARICILIK İSTATİSTİKLERİ AÇIKLANDI

Bal Üretiminde Ordu, Koloni Varlığında Muğla Zirvede

TAB Genel Başkanı Ali Demir: İl bazlı veriler sektörün üretim gücünü ve gelişim potansiyelini net şekilde ortaya koymuştur.

Türkiye arıcılık sektörüne ilişkin İl bazlı güncel veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Arıcılık İstatistikleri doğrultusunda, hem üretim gücü hem de verimlilik açısından dikkat çeken sonuçlar ortaya çıktı.

Ülke genelinde;

96.646 arıcılık işletmesi

8.817.155 koloni

97.253 ton bal üretimi

3.258 ton balmumu üretimi gerçekleştirildi.

Koloni başına ortalama bal verimi ise 11,03 kg olarak kaydedildi.

Bal üretiminde ilk sıralarda yer alan iller şöyle sıralandı:

Ordu – 16.750 ton

Adana – 11.592 ton

Muğla – 6.806 ton

Koloni sayısında öne çıkan iller ise:

Muğla – 727.259 koloni

Ordu – 638.522 koloni

Adana – 467.055 koloni

Koloni başına bal verimi en yüksek olan illerimiz şunlar oldu:

Ordu – 26,23 kg

Adana – 24,82 kg

Çanakkale – 22,04 kg

Bu veriler, uygun ekolojik koşullar ve doğru üretim teknikleri sayesinde yüksek verimlilik sağlandığını ortaya koymaktadır.

Konuya ilişkin açıklama yapan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, 2025 yılı il bazlı verilerin sektörün üretim gücünü ve gelişim potansiyelini net şekilde ortaya koyduğunu belirtti.

Ali Demir açıklamasında şunları söyledi; “Ülkemizde yıllar içerisinde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da bal üretiminde genel olarak istikrarlı bir seyir söz konusudur. Bu istikrar, ülkemizin dört bir yanında büyük bir özveriyle üretim yapan arıcılarımızın emeği sayesinde sağlanmaktadır.

Özellikle Ordu ve Adana illerimizde koloni başına bal veriminin Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu başarı; uygun iklim koşulları, zengin ve çeşitli flora varlığı ile gezginci arıcılığın etkin ve planlı şekilde uygulanmasıyla doğrudan ilişkilidir.”

Demir, koloni sayısının yüksek olduğu bazı illerde verimin beklenen düzeyde olmamasının önemli bir gösterge olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Ülkemizin her bölgesinde arıcılık yapılabilme potansiyeli bulunmaktadır. Ancak bal verimi tek bir parametreye bağlı değildir. İklim değişikliğinin öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen etkileri, nitelikli ana arı kullanımı, koloni yönetimi, bakım ve besleme uygulamaları gibi pek çok unsur verimi doğrudan etkilemektedir. Nitekim Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde bazı illerimizde koloni sayısı sınırlı olmasına rağmen bal veriminin Türkiye ortalamasına yakın seyretmesi, verimin yalnızca koloni sayısıyla açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. Arıcılık verilerimizde ağırlıklı olarak bal ve balmumu üretimi yer almakla birlikte; ülkemizde polen, propolis, arı sütü ve arı ekmeği gibi diğer arı ürünlerinin üretimi de her geçen yıl artmakta ve sektörümüz açısından önemli bir değer oluşturmaktadır.”

Ali Demir, üretimimizin artırılmasına yönelik öncelikli başlıkları şu şekilde sıraladı:

  • Koloni başına verimi artırmaya yönelik eğitim ve teknik destek programlarının yaygınlaştırılması
  • Ballı, polenli bitkilerin yaygınlaştırılması ve arıcılarımızın kullanımına açılması
  • Propolis, polen ve arı sütü gibi katma değerli ürünlerin üretim ve pazarlamasının artırılması
  • İklim değişikliğinin olumsuz etkileri ve bilinçsiz tarımsal ilaçlamaya karşı koruyucu politikaların güçlendirilmesi,
  • Arı hastalık ve zararlıları ile mücadelede toplu mücadele yoluna gidilmesi

Demir açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Arıcılık yalnızca bir üretim faaliyeti değil; bal arılarının yaptığı tozlaşma ile tarımda verim artışı ve sürdürülebilirlik sağlayarak tüm tarım sektörüne katkı sunan stratejik bir faaliyettir. Bu çerçevede; bitkisel üretimle uğraşan çiftçilerimizin de tarımsal ilaçlamalarda arılarımıza karşı hassasiyet göstermeli; yönetmeliklere uygun şekilde ilaçlama takvimi oluşturmalarını sektörümüz adına talep ediyorum.

Türkiye arıcılık sektörü; üretim kapasitesi, florası, sahip olduğu biyolojik çeşitliliği ve yetiştirici tecrübesi ile stratejik önemini korumakta olup, sürdürülebilir üretim anlayışıyla büyümeye devam etmektedir. Bu bilinçle sektörümüzü daha güçlü bir geleceğe taşımaya kararlıyız. 2026 yılında da arıcılarımıza bol ve bereketli bir sezon diliyoruz. ”

NOT: Türkiye İller Bazında Arıcılık İstatistiklerine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://arastirma.tarimorman.gov.tr/aricilik/Link/2/Aricilik-Istatistikleri

TAB İLE MYK ARASINDA ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ ULUSAL MESLEK STANDARDI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

TAB HABER

Ankara-19.02.2026

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) ile Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) arasında, Arı Yetiştiriciliği Ulusal Meslek Standardı’nın hazırlanmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Mesleki Yeterlilik Kurumu’nda gerçekleştirilen törenle resmiyet kazandı.

İmza töreni, MYK Başkanı Aşkın Tören ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir arasında gerçekleştirildi. Törende TAB Başkan Yardımcısı Kazım Doğan, Yönetim Kurulu Üyesi Cem Başar ve MYK yetkilileri de hazır bulundu.

Ali Demir: “Arıcılık Mesleği Sistematik Bir Çerçeveye Kavuşacak”

Protokole ilişkin açıklamada bulunan TAB Başkanı Ali Demir, arıcılık mesleğinin ilk kez kapsamlı ve detaylı bir ulusal meslek standardına kavuşacağını belirterek şunları söyledi:

“İmzalanan protokolün, arıcılık sektörünün kurumsallaşması ve mesleki niteliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adımdır. Bu protokol ile arı yetiştiriciliği mesleğinin görev tanımı, bilgi, beceri ve yetkinlik çerçevesi net bir şekilde ortaya konulacak. TAB olarak sektörü temsil kabiliyeti yüksek, alanında uzman isimlerden oluşan bir komisyon kuracağız. Hazırlanacak taslak metin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşüne sunulacak ve süreç katılımcı bir anlayışla yürütülecek. Böylece mesleğimiz hem kurumsal hem de hukuki açıdan güçlü bir zemine kavuşmuş olacak.”

Çalışmalar kapsamında saha ziyaretleri gerçekleştirileceğini belirten Demir, “Uygulamaya yönelik yazılı ve görsel materyaller hazırlanarak MYK’ya sunulacak. Böylece arı yetiştiriciliği mesleğinin görev tanımı, bilgi, beceri ve yetkinlik çerçevesi sistematik bir yapıya kavuşturulacak” diye konuştu.

Arıcılara Resmi Belgelendirme İmkânı

Ulusal Meslek Standardı’nın özellikle uzun yıllardır mesleğini icra eden ancak bilgi ve becerilerini resmi olarak belgelendiremeyen arıcılar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Demir, “Bu standart sayesinde arıcılarımız sahip oldukları mesleki yeterlilikleri resmi olarak belgelendirme imkânına kavuşacak” dedi.

Türkiye’de yüzyıllardır sürdürülen köklü bir faaliyet olmasına rağmen arıcılığa ilişkin bugüne kadar ayrıntılı ve kapsamlı bir meslek standardı oluşturulmadığını hatırlatan Demir, geçmişte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından arıcılığın meslek olarak tanımlandığını ancak detaylı bir standart çalışmasının yapılmadığını vurguladı.

Hedef: Görünürlük ve Destekleme Modellerine Dahil Olma

Hazırlanacak Arı Yetiştiriciliği Ulusal Meslek Standardı ile;

  • Arıcıların sahip olduğu bilgi ve becerilerin belgelendirilmesi,
  • Arıcılık mesleğinin kamuoyu nezdinde görünürlüğünün artırılması,

İlerleyen süreçte arı yetiştiricilerinin, diğer sektörlerde uygulanan destekleme modellerine benzer şekilde (örneğin çoban desteği gibi) destekleme sistemleri içerisine dahil edilmesi hedeflenmektedir.

TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ’NİN YENİ BAŞKANI ALİ DEMİR OLDU

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği 7. Olağan Genel Kurulu Yapıldı.
Tokat Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Demir, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliğinin yeni Başkanı oldu.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin (TAB) 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı, Tarım ve Orman Bakanlığı Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen genel kurulda mevcut Başkan Ziya Şahin yeniden aday olmadı.
Genel kurulda Tokat Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Demir ve Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Canbay başkanlık için yarıştı.
Toplam 468 delegenin oy kullandığı seçimde, Ali Demir 296 oy, Fırat Canbay 167 oy aldı. 4 oy mükerrer, 1 oy geçersiz sayıldı.
Seçim sonuçlarına göre, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin yeni başkanı Ali Demir oldu.
Genel kurulun ardından açıklama yapan yeni Başkan Ali Demir, birlik beraberlik içinde süreci yöneteceklerini belirtti. Demir açıklamasında, “Huzurlu bir kongre gerçekleştirdik. Bu nedenle kongreye katılan tüm delegelere teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönem arıcılık sektörünün gelişimi, üretici haklarının korunması ve sürdürülebilir arıcılık politikaları üzerine çalışmaları sürdüreceğiz. Sonuç olarak Türk arıcılığı kazandı” diye konuştu.

TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ 7. OLAĞAN GENEL KURUL İLANI

TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ

7. OLAĞAN GENEL KURUL İLANI

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin 5 Eylül 2025 tarihinde yapılan Yönetim Kurulu Toplantısında alınan karar doğrultusunda; 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı 10/10/2025 tarihinde saat 10:30’da Tarım ve Orman Bakanlığı Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda, çoğunluk sağlanamadığı takdirde; 17/10/2025 tarihinde aynı yer ve saatte aşağıdaki gündem maddeleriyle yapılacaktır.

 

İlanen duyurulur.

 

YÖNETİM KURULU

 

GÜNDEM

  1. Açılış ve yoklama
  2. Divan Başkanlığının oluşturulması, imza yetkisinin verilmesi
  3. Saygı duruşu, İstiklal Marşı’nın okunması
  4. Gündemin okunması ve kabulü
  5. 2023–2024 yıllarına ait Yönetim Kurulu faaliyet raporlarının okunması, müzakeresi ve oylanması
  6. 2023-2024 yıllarına ait Denetleme Kurulu faaliyet raporlarının okunması, müzakeresi ve oylanması
  7. 2023-2024 yıllarına ait bilançoların ve gelir-gider tablolarının okunması, müzakeresi ve oylanması
  8. 2025-2026 yıllarına ait tahmini bütçenin görüşülmesi ve oylanması
  9. 2025-2026 Çalışma Raporlarının görüşülmesi
  10. 2025-2026 yıllarına ait;
  • Üye yıllık aidatı
  • Üye giriş aidatı
  • Hizmet bedellerinin görüşülmesi ve karara bağlanması

11. Ana sözleşmenin 24. Madde, birinci fıkrasının e,f,h,ı,i,j,k,l,n,o,p,r,t,ü,aa,bb,cc,çç,dd bentlerinde yer alan hususların ayrı ayrı görüşülerek karara bağlanması ve kararların uygulanması için Yönetim Kurulunun yetkili kılınması

12. Aşağıdaki maddelerin ayrı ayrı görüşülerek karara bağlanması,

a.  İktisadi işletmede temsile yetkili kişinin belirlenmesi ve atanması konusunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi,

b.  Danışma kurullarının oluşturulması hususunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi,

c.  Ulusal ve uluslararası fon, hibe ve destek programlarına başvuru yapılması ve projelerin yürütülmesi için Yönetim Kuruluna yetki verilmesi

d.  Eğitim, yayın ve medya tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi ve bütçe ayrılması hakkında Yönetim Kuruluna yetki verilmesi

e.  Tüm Birliklerde muhasebe işlemlerinin birliğini sağlamak üzere, Merkez Birliği tarafından dijital altyapı kurulmasına ve işlemlerin bu altyapı altında toplanması için Yönetim Kuruluna yetki verilmesi,

13. Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu üyelerine verilecek huzur hakkı, harcırah ve yollukların belirlenmesi

14. Başkanın teşekkür konuşması

15. Van İli Arı Yetiştiricileri Birliğinin yeniden üyelik başvurusunun karara bağlanması

16. Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu Üyelerinin seçimi

17. Dilek ve temenniler

18. Kapanış

 

ZİRAAT KATILIM BANKASI’NDAN TAB’A ZİYARET

Ziraat Katılım Bankası Ankara Siteler Şube Müdürü Arif Aydoğan ve Perakende Müşteri İlişkileri Asistanı Mehmet Alkaya, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanımız Ziya Şahin’i ziyaret etti.
Görüşmede, arıcılarımızın tarımsal kredilere daha kolay ulaşabilmesi için iş birlikleri ele alındı.
TAB Başkanımız Ziya Şahin görüşmeye ilişkin, “Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak, arıcılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak her adımı destekliyoruz. Bu doğrultuda, ziyaretimize gelen Ziraat Katılım Bankası Siteler Şube Müdürü Arif Aydoğan ve Perakende Müşteri İlişkileri Asistanı Mehmet Alkaya ile arıcılarımıza yönelik kredi finansmanları konusunda olumlu bir görüşme gerçekleştirdik. Ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Şube Müdürü Arif Aydoğan’da, “Ziraat Katılım Bankası tıpkı Ziraat Bankası gibi arıcılarımıza sübvansiyonlu tarımsal krediler sağlamaktadır. İlinde Ziraat Katılım Bankası şubesi bulunan arıcılarımız, uygun koşullarda kredi desteği için başvuru yapabilir” ifadelerini kullandı.

TAZİYE

Merkez Birliğimizde uzun yıllar Başkan Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği de yapmış olan ve aynı zamanda Hatay İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanlığını da sürdüren Sn. Mehmet Ekici’nin vefat ettiğini üzüntü ile öğrendik.
Merhuma Allahtan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.
TAB YÖNETİM KURULU

ANADOLU ARISI ISLAH ÇALIŞMALARI TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin ve TAB Genel Sekreteri Alim Tutar, Atatürk Orman Çiftliği’nde bulunan Anadolu Arısı Islah Arılığında incelemelerde bulundu.
Arılıkta yapılan kontroller kapsamında;
✔️ Yavru deseni ve sır çekme özellikleri değerlendirildi,
✔️ Koloni kayıpları gözlemlendi ve kayıt altına alındı,
✔️ Bal toplama, yavru yapma kapasitesi ve sakinlik testleri titizlikle uygulandı.
✔️ Yeni oluşturulan kolonilerin anaları, 2025 yılı ana arı tanıma rengine uygun şekilde boyanarak işaretlendi.
Islah çalışmaları; arı sağlığı, verimlilik ve genetik korumanın sürdürülebilirliği için büyük önem taşıyor. TAB olarak yerli arı ırklarımızın korunması ve geliştirilmesi yönündeki çalışmalarımız kararlılıkla sürecektir.

TAB ARI SAĞLIĞI KOMİSYONU BAŞKANI PROF. DR. ERDER YARSAN’DAN TAB BAŞKANIMIZ ZİYA ŞAHİN’E ZİYARET

TAB Arı Sağlığı Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, TAB Başkanımız Ziya Şahin’i ziyaret etti.
Komisyon çalışmalarının ele alındığı ziyarette Komisyon Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, kitapçık haline getirdiği Bal Arısı Sağlığı başlıklı raporu Ziya Şahin’e takdim etti.
Şahin, Komisyon Başkanı Yarsan’a başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, komisyon çalışmalarında başarılar diledi.

TAB BAŞKANI ZİYA ŞAHİN, 2025 YILI BAL MALİYETİNİ 325 TL OLARAK AÇIKLADI

TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ BAŞKANI ZİYA ŞAHİN’İN 2025 YILI BAL MALİYETİ BASIN AÇIKLAMASI
Bugün burada yalnızca maliyetleri değil, Türkiye arıcılığının geleceğini, kırsal kalkınmadaki yerini ve gıda politikalarındaki hayati rolünü konuşmak istiyoruz.
Türkiye olarak, flora varlığı ve arı ırk ve ekotipleri açısından gen merkezi konumundayız. Aynı zamanda; 8,9 milyon koloni varlığımız ve 95 bin tonluk bal üretimimizle dünya sıralamasında ikinci sırada yer alıyoruz. Bu büyük bir başarı gibi görünse de, bugün sizlerle paylaşacağım veriler, arıcılığın bu potansiyeli sürdürebilme konusunda ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Arıcılık, ülkemizde yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda bitkisel üretimin sigortası, biyolojik çeşitliliğin teminatı, kırsal ekonominin temel taşıdır. Ancak bu kadar stratejik öneme sahip bir sektörün büyüyememesi, üretim ve üretici sayısının azalması yalnızca arıcıları değil; doğrudan tüm toplumu ve gıda sistemimizi etkiler.
Bizler yıllardır, arıcılık sektörü yeterince desteklenmediği takdirde sektörden kopuşların yaşanacağını ve sektörün küçüleceğini dile getiriyoruz. 2025 yılı verileri de, ne yazık ki bu kopuşun artık başladığını gösteriyor. Bu yıl geçtiğimiz yıla oranla; koloni sayımızda, arıcı sayımızda ve bal üretimimizde düşüş yaşandığını açıkça görüyoruz.
Destekleme politikalarına baktığımızda tarımın diğer alanlarında – örneğin bitkisel üretimde mazot, gübre, tohumluk; hayvancılıkta ise yem, aşı, yatırım gibi kalemlerde – çok yönlü destekler verildiğini görüyoruz. Ancak arıcılık ne yazık ki sadece kovan başı desteklemeyle sınırlı kalmış durumda.
Oysa arıcılık, yalnızca bir üretim faaliyeti değildir. Arıcılığın, gıda güvenliği, tozlaşma ve ekosistem dengesi açısından taşıdığı rol çok büyüktür. Gezginci arıcılığın bu süreçteki potansiyeli de son derece yüksektir. Ancak sektörümüz hala mazot desteğinden yoksundur.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak bu yıl arıcılığı bilimle buluşturmak adına 8 adet bilimsel komisyon kurduk. Bu komisyonlardan biri olan Arıcılık Ekonomisi Komisyonumuz, 2025 yılına ilişkin süzme bal üretim maliyetlerini detaylı şekilde analiz etti ve bir rapor hazırladı. Maliyetler hazırlanırken, nakliye, besleme, işçilik, verim gibi birçok parametre dikkate alındı. Bugün bu verileri kamuoyuyla paylaşmak ve çözüm önerilerimizi sizlere sunmak istiyoruz.
Yapılan maliyet analizine göre, 2025 yılında 1 kg kır çiçeği balının ortalama üretim maliyeti 325 TL olarak hesaplanmıştır. Geçtiğimiz yıl kovan başına ortalama bal verimi 11 kg civarındayken, bu yıl mevsim koşullarının etkisiyle kovan başına 15–17 kg arasında bir verim beklenmektedir. Ancak verimdeki bu artış beklentisi, özellikle 100 koloni ve altı kapasiteye sahip küçük işletmelerde yaşanan maliyet baskısını hafifletmeye yetmemiştir. Bu işletmelerde 1 kg balın üretim maliyeti 355 TL’ye kadar çıkmaktadır. Piyasaya bakıldığında ise, 2025 yılı için öngörülen ortalama bal satış fiyatı yalnızca 230 TL seviyesindedir.
Bu veriler özellikle arıcılık sektörümüzün büyük bir kısmını oluşturan küçük işletmelerin sürdürülebilirliğinin tehlikede olduğunu göstermektedir.
Küçük ölçekli işletmelerimiz (100 kovan ve altı) üretim yaptıkça zarar etmektedir. Bu işletmelerin koloni başına ortalama 1.700 TL zarar ettiği hesaplanmıştır.
Türkiye’deki arıcılık işletmelerinin yaklaşık %70’i 100 koloni ve altı ölçekte faaliyet göstermektedir. Yani bu tablo, sektörün büyük kısmının sürdürülemez hale geldiğini ortaya koymaktadır.
Ancak arıcılık sektörünün yalnızca ekonomik değil, gıda güvenliği temelli bir krizle de karşı karşıya olduğunu belirtmek isterim. Bugün arıcılığın önündeki en büyük tehditlerden biri de baldaki taklit ve tağşiştir. Ekonomik açıdan bakıldığında da; taklit ve tağşişli bal; fiyatları düşürmekte, gerçek üreticiyi rekabet edememesine yol açmaktadır.
Tüketiciye sunulan bazı balların içerisine şeker şuruplarının eklenmesi ya da arı görmeden tamamen fabrikasyon şekilde bal üretimi yapılması, yalnızca tüketici sağlığını değil, emeğiyle üretim yapan gerçek arıcılarımızı da doğrudan mağdur etmektedir. Bu durum Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da malumu olup; taklit ve tağşişle ilgili kamu nezdinde çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar için teşekkür ediyor, devamlılık sağlamasını sektörümüz adına talep ediyoruz.
Biz alın teriyle, bin bir emekle dağda, kırda, ovada bal üreten arıcılarımızın ürününün, merdiven altı üretimle aynı rafta satılmasına itiraz ediyoruz. Bu noktada hem tüketici bilincinin artırılması hem de denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Veriler çok açık:
• 2022’den bu yana süzme bal üretim maliyetleri, satış fiyatından daha hızlı artmıştır.
• 2024 ve 2025 yıllarında arıcının geliri negatife dönmüştür.
• İklim değişikliği gibi çeşitli sebeplerden, verimin düşmesi maliyetleri daha da artırmaktadır.
• Özellikle 300 kovanın altındaki işletmeler ciddi zarar etmektedir.
Bugün burada paylaştığımız veriler sadece bir maliyet hesabı değildir. Bunlar, binlerce üreticimizin yaşam mücadelesidir. Buradan kamuoyuna ve yetkililere açık bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Arıcılığı yaşatmak için:
• Arıcının emeğini koruyacak, hakkaniyetli bir fiyat politikası oluşturulmalıdır.
• Küçük ve orta ölçekli arıcılarımız desteklenmelidir. Girdi maliyetlerini azaltan destekleme modelleri acilen uygulamaya konulmalıdır.
• Sözleşmeli arıcılık kamu eliyle yaygınlaştırılmalı, arıcının hakkı korunmalı, emeği güvence altına alınmalıdır.
• Üretimden tüketime arı ürünleri kayıtlı ve izlenebilir hale getirilmelidir.
• Yerli ırk ve ekotiplerimiz korunmalı, ıslah çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
• Arıcılık işletmelerindeki desteklemeler dizayn edilirken; çalışan desteği (hayvansal üretime verilen çoban desteği gibi) verilmelidir.
Arıcılık, yalnızca bal üretmek değildir. Arıcılık, tarımın sigortasıdır, biyoçeşitliliğin teminatıdır, kırsalda tutunmaya çalışan binlerce ailenin yaşam biçimidir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, küçük işletmelerimiz üretimi sürdüremez hâle gelmiştir. Bu artık yalnızca bir üretici sorunu değil, ulusal düzeyde bir tarım ve gıda güvenliği meselesidir.
Unutmayalım ki,
Arı yoksa tarım da yoktur.
Eğer arıcılığımıza sahip çıkmazsak, sadece bal değil; meyve, sebze ve tarımsal üretimin tamamı tehlikeye girecektir. Bu vesileyle sizleri, tüm kamuoyunu ve yetkili kurumlarımızı arıcılığa sahip çıkmaya davet ediyor; üreticimizin sesine kulak vermeye çağırıyorum.
Katılımınız için teşekkür ediyorum.
NOT: TAB işbirliği ile sahadaki veriler doğrutusunda bu raporu hazırlayan TAB Arıcılık Ekonomisi Bilim Komisyonu Üyelerine kıymetli desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.

TAB ARICILIK DERGİMİZİN 22. SAYISI WEB SİTEMİZDE YAYINDA…

Elektronik ortamda yayınlarına devam ettiğimiz TAB Arıcılık Dergimizin 22. Sayısı web sitemizde yayınlandı.
Dergi İçeriğinde;
Sezon Başladı, Umutlar Yeşerdi,
Arıcılıkta İlaç Kullanımı; Yapılan Hatalar ve Çözüm Yolları,
Dünya’da ve Ülkemizde Apiterapi Alanındaki Gelişmeler ve Stratejik Yaklaşımlar,
Arı Ürünlerinde Pirolizidin Alkoloidlerinin Etkileri ve Tespiti,
Arıcılıkta Dönüşüm Zamanı: Balın Ötesinde Değer Katmak,
Ormanlarımız ve Arıcılık,
Ülkemizde Tarımın Güvencesi: TARSİM,
Top4honeychains: Akıllı Bal Değer Zincirleri İçin Güvenilir ve Sürdürülebilir Açık Platform,
İklim Değişikliği – Orman Yangınları İlişkisi ve İklim Değişikliği ve Orman Yangınlarının Arı Ekosistemlerine ve Arıcılığa Birleşik Etkileri
Arıcılıkta Algoritmik Yaklaşımlar, gibi daha birçok konuda alanında uzman hocaların yazıları, arıcı Köşesi, arıcılık sektöründe yaşanan gelişmeler ve İl Birliklerimizin faaliyetlerinin yer aldığı haberler yer alıyor.
1 2 3 5