16. DÜNYA ARI GÜNÜ RİZE’DE KUTLANDI
“İnsanlık ve Gezegen İçin Arılarla Birlikte” sloganıyla düzenlenen 16. Dünya Arı Günü etkinlikleri, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliğimizin koordinasyonunda Rize İli Arı Yetiştiricileri Birliğimizin ev sahipliğinde Rize’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Program; Rize Valiliği önünde Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni ile başladı. Ardından Çay Çarşısı’nda gerçekleştirilen açılış programında arının ekosistem, tarım ve insanlık için taşıdığı hayati öneme dikkat çekildi.
Dünya Arı Günü kutlama programına; Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Ali Demir, Rize Belediye Başkan Yardımcısı Abdülkadir Öksüz, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Rize İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Bakoğlu, Azerbaycan Profesyonel Arıcılar Birliği Başkanı Elhan Alakberov, Prof. Dr. Ahmet Güler, Prof. Dr. Şengül Alpay Karaoğlu ve diğer akademisyenler, il birlik başkanlarımız, sektör temsilcileri, öğrenciler, vatandaşlar ve çok sayıda davetli katıldı.
Program kapsamında gerçekleştirilen protokol konuşmaları, öğrenci etkinlikleri, ödül törenleri ve saha ziyaretleriyle arıcılık sektörünün önemi bir kez daha vurgulandı.
Program öncesinde Prof. Dr. Ahmet Güler, Türkiye Arıcılığının Genel Değerlendirmesi konulu sunum gerçekleştirdi.
TAB Genel Başkanı Ali Demir yaptığı konuşmada; “Bugün burada, doğasıyla, zengin florasıyla, yaylalarıyla ve dünyaca ünlü kestane balıyla ülkemiz arıcılığının önemli merkezlerinden biri olan Rize’de Dünya Arı Günü vesilesiyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Arılar yalnızca bal üreten canlılar değildir; tarımsal üretimin, biyolojik çeşitliliğin ve yaşamın devamlılığının en önemli unsurlarından biridir. Tarım ve Orman Bakanlığımızın arıcılık sektörüne yönelik son dönemde sağlamış olduğu destekler; arılı kovan destekleri, kadın ve genç arıcılarımıza verilen ilave katkılar, gezginci arıcılarımıza yönelik çalışmalar ve örgütlü üretime sağlanan destekler sektörümüz adına son derece kıymetlidir. Bizler çok iyi biliyoruz ki; Arı varsa hayat var, üretim var, gelecek var. Arıyı korumak; toprağı korumaktır, tarımı korumaktır, insanlığın geleceğini korumaktır. Bu bilinçle üretmeye, birlik olmaya ve Türk arıcılığını daha güçlü yarınlara taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Rize Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Bakoğlu da yaptığı konuşmada, Dünya Arı Günü’nün yalnızca arıcılık sektörü açısından değil, doğanın sürdürülebilirliği ve gelecek nesiller adına da büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, böylesine anlamlı bir organizasyona Rize’de ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Bakoğlu, programa katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, Rize’nin arıcılık potansiyelinin tanıtılması açısından etkinliğin önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Program sonunda genç arıcılarımıza, kadın üreticilerimize, Rize Arı Yetiştiricileri Birliği’nin 1 numaralı üyesine ve programa katkı sunan protokol üyelerine plaket takdim edildi.
Programın ardından protokol üyeleri ve katılımcılar stant alanını ziyaret ederek arı ürünleri, yöresel bal çeşitleri, arıcılık ekipmanları ve tanıtım stantlarını gezdi. Öğrenciler ve vatandaşlarla yakından ilgilenen protokol üyeleri, üreticilerden sektörün mevcut durumu hakkında bilgi aldı. Etkinlik alanında gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri, gençlerin ve çocukların arıcılığa olan ilgisini artırırken, arının ekosistem açısından taşıdığı önemin daha geniş kitlelere aktarılmasına katkı sağladı.
Rize merkezdeki programın ardından katılımcılara Hemşin bölgesinde arılık ziyareti ve Ayder Yaylasına gezi düzenlendi.
Dünya Arı Günü etkinliklerine ev sahipliği yapan başta Rize Arı Yetiştiricileri Birliğimiz olmak üzere Rize Valiliği, Rize Belediyesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, kamu kurum ve kuruluşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
ARI ÜRETİCİSİNİN SESİ SAHADAN MECLİS’E TAŞINDI
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nde arıcılık sektörünün geleceğine yön verecek önemli bir istişare toplantısı daha gerçekleştirildi. Arıcılık sektöründe sahada karşılaşılan sorunlar, üreticilerin talepleri ve çözüm önerileri Milletvekilleri ile paylaşıldı.
Toplantıya; Balıkesir AK Parti Milletvekili Mustafa Canbey, Kastamonu AK Parti Milletvekili Halil Uluay, Tokat AK Parti Milletvekilleri Cüneyt Aldemir ve Mustafa Arslan, Şanlıurfa AK Parti Milletvekili Abdürrahim Dusak ve Ordu AK Parti Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak’ın yanı sıra yönetim kurulu üyeleri ve il birlik başkanları katıldı.
Toplantıya ilişkin açıklama yapan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, arıcılıkta verimliliğin artırılması, üreticilerin daha etkin desteklenmesi, pestisit kaynaklı arı kayıpları, meraların arıcılıkta daha verimli kullanımı, iklim değişikliğinin sektöre etkileri, katma değerli arı ürünlerinin geliştirilmesi başlıklarının kapsamlı bir şekilde ele alındığını söyledi.
Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya; sahada iletilen taleplere kısa sürede karşılık vermesi ve arıcılık sektörüne sağladığı destekler dolayısıyla teşekkür eden Ali Demir, “Milletvekillerimizle bir araya gelerek, sahada karşılaşılan sorunları ve üreticilerimizin taleplerini doğrudan kendilerine ilettik; çözüm önerilerimizi açık ve net bir şekilde sunduk. Milletvekillerimiz, ilettiğimiz konuları dikkatle dinleyerek arıcılık sektörünün güçlendirilmesi adına gerekli adımların atılması konusunda destek vereceklerini ifade ettiler. TAB olarak; üreticilerimizin sesi olmaya, sahadan gelen her talebin takipçisi olmaya ve sektörümüzün gelişimi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Katılım sağlayan tüm milletvekillerimize teşekkür ederiz.”
Program kapsamında, Milletvekilleri sektöre ilişkin açıklamalarda bulundu.
Balıkesir AK Parti Milletvekili Mustafa Canbey:
Bugün burada Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’ndeyiz. Arı ve bal konusunda en yetkin kurumun burası olduğunu düşünüyorum. Türkiye, bal üretimi ve arı yetiştiriciliğinde dünyada ikinci sırada yer almaktadır. Bu bizim için son derece kıymetli bir durumdur. Tüm dünyaya bal üreten ve ihraç eden bir ülke olarak arıcılığın desteklenmesini çok önemli buluyoruz. Bizler de bugün milletvekilleri olarak hem arıcılığa destek vermek hem de önümüzdeki dönemde bu alanda neler yapabileceğimizi istişare etmek üzere buradayız. İnşallah önümüzdeki süreçte arıcılığı daha nitelikli hale getirecek ve ticari anlamda daha ileriye taşıyacak çalışmaları hep birlikte hayata geçirmek istiyoruz. Şunu özellikle ifade etmek gerekir ki; bal üretimi son derece zahmetli ve emek yoğun bir süreçtir. Arıcılarımız, arılarını farklı bölgelere taşıyarak ve büyük bir özveriyle çalışarak üretim gerçekleştirmektedir. Bu emeğin karşılığının alınabilmesi için üretilen balın; poleni, arı sütü ve diğer arı ürünleriyle birlikte doğru şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktada Merkez Birliğimizin çok önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır. Aynı şekilde yerel yönetimlerin ve üniversitelerin de sürece dahil olması oldukça kıymetlidir. Bizler de siyasiler olarak, ülkemizin gelişmesi ve milletimizin refahının artırılması adına her türlü desteği vermekle yükümlüyüz. İnşallah önümüzdeki dönemde arıcılarımıza gerekli tüm destekleri sağlamaya, altyapıyı güçlendirmeye yönelik çalışmaları Birlik Başkanımız ve ilgili paydaşlarla birlikte istişare ederek sürdüreceğiz. Bugün bizleri burada ağırlayan Birlik Başkanımıza özellikle teşekkür ediyorum. Ayrıca Balıkesir Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanımıza da katkıları ve destekleri için teşekkür ediyorum.
Kastamonu AK Parti Milletvekili Halil Uluay:
Öncelikle bu organizasyon için teşekkür ediyorum. Arıcılık ve bal, gerçekten son derece önemli bir alandır. Hem gıda açısından hem de şifa kaynağı olması bakımından büyük bir değere sahiptir. Bunun yanı sıra arıcılığın, çiçekli bitkilerin tamamında tozlaşmaya sağladığı katkı da hepimizin malumudur. Bu anlamda ülkemiz arıcılıkta ciddi bir seviyeye ulaşmış durumdadır. İnşallah hep birlikte bu seviyeyi daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum. Ben Kastamonu Milletvekiliyim. Kastamonu, sahip olduğu zengin endemik bitki çeşitliliği ve doğal yapısı itibarıyla arıcılık ve bal üretimi açısından önemli illerimizden biridir. Arıcılar Birliğimizin her zaman yanında olduğumuzu ifade etmek isterim. Siyaset kurumu olarak, ihtiyaç duyulduğu her anda, her türlü talepte bu işin bir ucundan tutmaya hazırız. Bugün bizleri yalnız bırakmadığınız ve göstermiş olduğunuz ilgi için teşekkür ediyor, değerli bal üretiminiz için ayrıca şükranlarımı sunuyorum.
Ordu AK Parti Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak:
Öncelikle buraya davet edildiğimiz için son derece memnun olduğumu ifade etmek isterim. Başta Birlik Başkanımız olmak üzere, burada bulunan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Bugün bizlere arıcılığın önemi hakkında kısa ama çok kıymetli bilgiler aktarıldı. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki; Türkiye, bal üretiminde Çin’den sonra dünyada ikinci sırada yer almaktadır. Bu gerçekten gurur verici bir tablo. Benim memleketim Ordu da Türkiye’de en fazla bal üretimi yapılan illerimizden biridir. Bu açıdan bakıldığında ülkemizin bu alandaki potansiyeli oldukça yüksektir. Ancak burada önemli bir husus var. Balı sadece bir ürün olarak değil, katma değeri yüksek bir marka haline getirebilmemiz gerekiyor. Örneğin, Avustralya’nın manuka balı dünya genelinde çok güçlü bir şekilde tanıtılmakta ve bu sayede oldukça yüksek fiyatlara satılmaktadır. Oysa bizim ballarımızın kalitesi de son derece yüksek, hatta birçok açıdan rekabet edebilecek düzeydedir. Ancak tanıtım ve pazarlama konusunda aynı etkiyi oluşturamadığımızı görüyoruz. Bu noktada üreticilerimizin, üniversitelerimizin ve iş dünyamızın birlikte hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Bu iş ancak bu üçlü yapının güçlü iş birliğiyle daha ileriye taşınabilir. Öte yandan, hükümetimizin arıcılık sektörüne verdiği destek de son derece kıymetlidir. Bu desteklerin artarak devam etmesini temenni ediyoruz.
Şanlıurfa AK Parti Milletvekili Abdürrahim Dusak:
Öncelikle böyle güzel bir organizasyonu gerçekleştiren Arıcılar Birliğimize ve bizleri burada ağırlayan tüm yetkililere teşekkür ediyorum. Arı ve bal, gerçekten çok kıymetli ürünlerdir. Adeta bir şifa kaynağı olarak hayatımızın birçok alanında yer bulmaktadır. Bu değerli ürünlerin daha da güçlendirilmesi ve daha geniş kitlelere ulaştırılması gerektiğine inanıyorum. Bu noktada üniversitelerin sürece daha aktif şekilde dahil edilmesi büyük önem taşımaktadır. Ben de bir akademisyen olarak özellikle bu hususu vurgulamak isterim. Teknik merkezlerimiz, araştırma enstitülerimiz ve akademik çalışmalarla bu alanın daha güçlü bir temele oturtulması gerekmektedir. Bu kapsamda derneğimiz, pilot uygulamalar yürüten Bingöl Üniversitemiz, arıcılarımız ve tüm üreticilerimizle birlikte hareket ederek hem yerelde hem de ulusal ve uluslararası düzeyde çok önemli başarılara imza atabileceğimize inanıyorum. Şimdiden tüm ekibe başarılar diliyorum. İnşallah çok güzel çalışmaları hep birlikte hayata geçireceğiz.
Tokat AK Parti Milletvekili Cüneyt Aldemir:
Bugün Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin misafiriyiz. Burada arıcılık sektörünün genel sorunlarına ilişkin kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Öncelikle bu toplantıya ev sahipliği yapan Sayın Başkanımıza ve farklı illerden gelerek katkı sunan tüm kıymetli birlik başkanlarımıza ve katılımcılara teşekkür ediyorum. Türkiye, arıcılıkta dünya sıralamasında ikinci sırada yer almakla birlikte; koloni varlığı ve üretim potansiyeli açısından bakıldığında aslında çok daha güçlü bir konumdadır. Bu potansiyelin dünya pazarına daha etkin şekilde yansıtılabilmesi için tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Toplantımızda ayrıca arı yetiştiricilerimizin karşı karşıya olduğu sorunları da Sayın Başkanımız ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte değerlendirme fırsatı bulduk. Hükümet olarak bugüne kadar arıcılık sektörüne gerekli destekleri sağladık. Özellikle piyasadaki kaçak ve sahte ürünlerle mücadele konusunda önemli adımlar attık. Sektörde oluşan olumsuzlukların giderilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdürdük. İnşallah bundan sonraki süreçte de arı yetiştiricilerimizin desteklenmesi adına elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Ben bu vesileyle tüm arıcılarımıza başarılar diliyor, çalışmalarında kolaylıklar temenni ediyorum.
Tokat AK Parti Milletvekili Mustafa Arslan:
Bugün Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’ndeyiz. Burada sektörle ilgili kapsamlı istişarelerde bulunduk, değerlendirmeler yaptık. İnşallah bundan sonra da bugüne kadar olduğu gibi arıcılarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Hükümetimizin bu alanda önemli çalışmaları oldu. Bundan sonraki süreçte de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ve sizlerin önerileri doğrultusunda yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Öncelikli olarak üretimde kaliteyi belirli bir seviyenin üzerine çıkarmamız, ardından güçlü bir markalaşma süreci yürütmemiz ve son olarak da etkili bir pazarlama stratejisi geliştirmemiz gerekiyor. Türk balını dünyanın en kaliteli balı olarak konumlandırmalıyız. Türkiye, sahip olduğu zengin ve eşsiz endemik bitki örtüsü ile arıcılık açısından dünyada ayrıcalıklı bir konumdadır. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendireceğimize inanıyorum. Önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu konuya ilişkin bir çalışma yürütülecek. Bu süreçte Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin görüşlerini, üreticilerimizin taleplerini ve bu alanda çalışan bilim insanlarının değerlendirmelerini alarak kapsamlı bir yol haritası oluşturacağız.
İLLER BAZINDA 2025 YILI TÜRKİYE ARICILIK İSTATİSTİKLERİ AÇIKLANDI
Bal Üretiminde Ordu, Koloni Varlığında Muğla Zirvede
TAB Genel Başkanı Ali Demir: İl bazlı veriler sektörün üretim gücünü ve gelişim potansiyelini net şekilde ortaya koymuştur.
Türkiye arıcılık sektörüne ilişkin İl bazlı güncel veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Arıcılık İstatistikleri doğrultusunda, hem üretim gücü hem de verimlilik açısından dikkat çeken sonuçlar ortaya çıktı.
Ülke genelinde;
96.646 arıcılık işletmesi
8.817.155 koloni
97.253 ton bal üretimi
3.258 ton balmumu üretimi gerçekleştirildi.
Koloni başına ortalama bal verimi ise 11,03 kg olarak kaydedildi.
Bal üretiminde ilk sıralarda yer alan iller şöyle sıralandı:
Ordu – 16.750 ton
Adana – 11.592 ton
Muğla – 6.806 ton
Koloni sayısında öne çıkan iller ise:
Muğla – 727.259 koloni
Ordu – 638.522 koloni
Adana – 467.055 koloni
Koloni başına bal verimi en yüksek olan illerimiz şunlar oldu:
Ordu – 26,23 kg
Adana – 24,82 kg
Çanakkale – 22,04 kg
Bu veriler, uygun ekolojik koşullar ve doğru üretim teknikleri sayesinde yüksek verimlilik sağlandığını ortaya koymaktadır.
Konuya ilişkin açıklama yapan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, 2025 yılı il bazlı verilerin sektörün üretim gücünü ve gelişim potansiyelini net şekilde ortaya koyduğunu belirtti.
Ali Demir açıklamasında şunları söyledi; “Ülkemizde yıllar içerisinde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da bal üretiminde genel olarak istikrarlı bir seyir söz konusudur. Bu istikrar, ülkemizin dört bir yanında büyük bir özveriyle üretim yapan arıcılarımızın emeği sayesinde sağlanmaktadır.
Özellikle Ordu ve Adana illerimizde koloni başına bal veriminin Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu başarı; uygun iklim koşulları, zengin ve çeşitli flora varlığı ile gezginci arıcılığın etkin ve planlı şekilde uygulanmasıyla doğrudan ilişkilidir.”
Demir, koloni sayısının yüksek olduğu bazı illerde verimin beklenen düzeyde olmamasının önemli bir gösterge olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Ülkemizin her bölgesinde arıcılık yapılabilme potansiyeli bulunmaktadır. Ancak bal verimi tek bir parametreye bağlı değildir. İklim değişikliğinin öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen etkileri, nitelikli ana arı kullanımı, koloni yönetimi, bakım ve besleme uygulamaları gibi pek çok unsur verimi doğrudan etkilemektedir. Nitekim Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde bazı illerimizde koloni sayısı sınırlı olmasına rağmen bal veriminin Türkiye ortalamasına yakın seyretmesi, verimin yalnızca koloni sayısıyla açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. Arıcılık verilerimizde ağırlıklı olarak bal ve balmumu üretimi yer almakla birlikte; ülkemizde polen, propolis, arı sütü ve arı ekmeği gibi diğer arı ürünlerinin üretimi de her geçen yıl artmakta ve sektörümüz açısından önemli bir değer oluşturmaktadır.”
Ali Demir, üretimimizin artırılmasına yönelik öncelikli başlıkları şu şekilde sıraladı:
- Koloni başına verimi artırmaya yönelik eğitim ve teknik destek programlarının yaygınlaştırılması
- Ballı, polenli bitkilerin yaygınlaştırılması ve arıcılarımızın kullanımına açılması
- Propolis, polen ve arı sütü gibi katma değerli ürünlerin üretim ve pazarlamasının artırılması
- İklim değişikliğinin olumsuz etkileri ve bilinçsiz tarımsal ilaçlamaya karşı koruyucu politikaların güçlendirilmesi,
- Arı hastalık ve zararlıları ile mücadelede toplu mücadele yoluna gidilmesi
Demir açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Arıcılık yalnızca bir üretim faaliyeti değil; bal arılarının yaptığı tozlaşma ile tarımda verim artışı ve sürdürülebilirlik sağlayarak tüm tarım sektörüne katkı sunan stratejik bir faaliyettir. Bu çerçevede; bitkisel üretimle uğraşan çiftçilerimizin de tarımsal ilaçlamalarda arılarımıza karşı hassasiyet göstermeli; yönetmeliklere uygun şekilde ilaçlama takvimi oluşturmalarını sektörümüz adına talep ediyorum.
Türkiye arıcılık sektörü; üretim kapasitesi, florası, sahip olduğu biyolojik çeşitliliği ve yetiştirici tecrübesi ile stratejik önemini korumakta olup, sürdürülebilir üretim anlayışıyla büyümeye devam etmektedir. Bu bilinçle sektörümüzü daha güçlü bir geleceğe taşımaya kararlıyız. 2026 yılında da arıcılarımıza bol ve bereketli bir sezon diliyoruz. ”
NOT: Türkiye İller Bazında Arıcılık İstatistiklerine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://arastirma.tarimorman.gov.tr/aricilik/Link/2/Aricilik-Istatistikleri
TAB İLE MYK ARASINDA ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ ULUSAL MESLEK STANDARDI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI
TAB HABER
Ankara-19.02.2026
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) ile Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) arasında, Arı Yetiştiriciliği Ulusal Meslek Standardı’nın hazırlanmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Mesleki Yeterlilik Kurumu’nda gerçekleştirilen törenle resmiyet kazandı.
İmza töreni, MYK Başkanı Aşkın Tören ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir arasında gerçekleştirildi. Törende TAB Başkan Yardımcısı Kazım Doğan, Yönetim Kurulu Üyesi Cem Başar ve MYK yetkilileri de hazır bulundu.
Ali Demir: “Arıcılık Mesleği Sistematik Bir Çerçeveye Kavuşacak”
Protokole ilişkin açıklamada bulunan TAB Başkanı Ali Demir, arıcılık mesleğinin ilk kez kapsamlı ve detaylı bir ulusal meslek standardına kavuşacağını belirterek şunları söyledi:
“İmzalanan protokolün, arıcılık sektörünün kurumsallaşması ve mesleki niteliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adımdır. Bu protokol ile arı yetiştiriciliği mesleğinin görev tanımı, bilgi, beceri ve yetkinlik çerçevesi net bir şekilde ortaya konulacak. TAB olarak sektörü temsil kabiliyeti yüksek, alanında uzman isimlerden oluşan bir komisyon kuracağız. Hazırlanacak taslak metin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşüne sunulacak ve süreç katılımcı bir anlayışla yürütülecek. Böylece mesleğimiz hem kurumsal hem de hukuki açıdan güçlü bir zemine kavuşmuş olacak.”
Çalışmalar kapsamında saha ziyaretleri gerçekleştirileceğini belirten Demir, “Uygulamaya yönelik yazılı ve görsel materyaller hazırlanarak MYK’ya sunulacak. Böylece arı yetiştiriciliği mesleğinin görev tanımı, bilgi, beceri ve yetkinlik çerçevesi sistematik bir yapıya kavuşturulacak” diye konuştu.
Arıcılara Resmi Belgelendirme İmkânı
Ulusal Meslek Standardı’nın özellikle uzun yıllardır mesleğini icra eden ancak bilgi ve becerilerini resmi olarak belgelendiremeyen arıcılar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Demir, “Bu standart sayesinde arıcılarımız sahip oldukları mesleki yeterlilikleri resmi olarak belgelendirme imkânına kavuşacak” dedi.
Türkiye’de yüzyıllardır sürdürülen köklü bir faaliyet olmasına rağmen arıcılığa ilişkin bugüne kadar ayrıntılı ve kapsamlı bir meslek standardı oluşturulmadığını hatırlatan Demir, geçmişte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından arıcılığın meslek olarak tanımlandığını ancak detaylı bir standart çalışmasının yapılmadığını vurguladı.
Hedef: Görünürlük ve Destekleme Modellerine Dahil Olma
Hazırlanacak Arı Yetiştiriciliği Ulusal Meslek Standardı ile;
- Arıcıların sahip olduğu bilgi ve becerilerin belgelendirilmesi,
- Arıcılık mesleğinin kamuoyu nezdinde görünürlüğünün artırılması,
İlerleyen süreçte arı yetiştiricilerinin, diğer sektörlerde uygulanan destekleme modellerine benzer şekilde (örneğin çoban desteği gibi) destekleme sistemleri içerisine dahil edilmesi hedeflenmektedir.
TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ’NİN YENİ BAŞKANI ALİ DEMİR OLDU
TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ 7. OLAĞAN GENEL KURUL İLANI
TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ
7. OLAĞAN GENEL KURUL İLANI
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin 5 Eylül 2025 tarihinde yapılan Yönetim Kurulu Toplantısında alınan karar doğrultusunda; 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı 10/10/2025 tarihinde saat 10:30’da Tarım ve Orman Bakanlığı Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda, çoğunluk sağlanamadığı takdirde; 17/10/2025 tarihinde aynı yer ve saatte aşağıdaki gündem maddeleriyle yapılacaktır.
İlanen duyurulur.
YÖNETİM KURULU
GÜNDEM
- Açılış ve yoklama
- Divan Başkanlığının oluşturulması, imza yetkisinin verilmesi
- Saygı duruşu, İstiklal Marşı’nın okunması
- Gündemin okunması ve kabulü
- 2023–2024 yıllarına ait Yönetim Kurulu faaliyet raporlarının okunması, müzakeresi ve oylanması
- 2023-2024 yıllarına ait Denetleme Kurulu faaliyet raporlarının okunması, müzakeresi ve oylanması
- 2023-2024 yıllarına ait bilançoların ve gelir-gider tablolarının okunması, müzakeresi ve oylanması
- 2025-2026 yıllarına ait tahmini bütçenin görüşülmesi ve oylanması
- 2025-2026 Çalışma Raporlarının görüşülmesi
- 2025-2026 yıllarına ait;
- Üye yıllık aidatı
- Üye giriş aidatı
- Hizmet bedellerinin görüşülmesi ve karara bağlanması
11. Ana sözleşmenin 24. Madde, birinci fıkrasının e,f,h,ı,i,j,k,l,n,o,p,r,t,ü,aa,bb,cc,çç,dd bentlerinde yer alan hususların ayrı ayrı görüşülerek karara bağlanması ve kararların uygulanması için Yönetim Kurulunun yetkili kılınması
12. Aşağıdaki maddelerin ayrı ayrı görüşülerek karara bağlanması,
a. İktisadi işletmede temsile yetkili kişinin belirlenmesi ve atanması konusunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi,
b. Danışma kurullarının oluşturulması hususunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi,
c. Ulusal ve uluslararası fon, hibe ve destek programlarına başvuru yapılması ve projelerin yürütülmesi için Yönetim Kuruluna yetki verilmesi
d. Eğitim, yayın ve medya tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi ve bütçe ayrılması hakkında Yönetim Kuruluna yetki verilmesi
e. Tüm Birliklerde muhasebe işlemlerinin birliğini sağlamak üzere, Merkez Birliği tarafından dijital altyapı kurulmasına ve işlemlerin bu altyapı altında toplanması için Yönetim Kuruluna yetki verilmesi,
13. Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu üyelerine verilecek huzur hakkı, harcırah ve yollukların belirlenmesi
14. Başkanın teşekkür konuşması
15. Van İli Arı Yetiştiricileri Birliğinin yeniden üyelik başvurusunun karara bağlanması
16. Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu Üyelerinin seçimi
17. Dilek ve temenniler
18. Kapanış
- İlana buradan ulaşabilirsiniz
- Delege listesine ulaşmak için tıklayınız ⇒ 7. Olağan Genel Kurul Merkez Birliği Delegeleri 07.10.2025
ANADOLU ARISI ISLAH ÇALIŞMALARI TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR
TAB ARICILIK DERGİMİZİN 22. SAYISI WEB SİTEMİZDE YAYINDA…
TAB BİLİM KOMİSYONLARI KURULDU
Türkiye arıcılık sektörü, son yıllarda çevresel ve ekonomik koşulların etkisiyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu süreçte, sahadaki bilgi ve deneyimin bilimsel yaklaşımlarla desteklenmesi; sürdürülebilir, uygulanabilir ve bütüncül politikaların geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) olarak, bugüne kadar sektörün ihtiyaç duyduğu pek çok alanda arı ıslahından arı ürünlerine, arı sağlığından yetiştiriciliğe kadar bilimsel temelli projeler ve çalışmalar yürüttük. Bakanlıklarımız ve üniversitelerimizle iş birliği içinde yürütülen bu çalışmalar sayesinde sektöre yönelik birçok ilk, başarıyla hayata geçirilmiş; önemli bilimsel bulgular literatüre kazandırılmıştır. Ayrıca, uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanan makaleler ile ülkemiz arıcılığının dünyaya açılması yönünde anlamlı adımlar atılmıştır.
Sektörde yaşanan sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretebilmek amacıyla TAB bünyesinde sekiz ayrı bilimsel komisyon kurulmuştur. Komisyonlar; kamu, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğini esas alan bir yaklaşımla, arıcılığın tüm bileşenlerini kapsayacak şekilde yapılandırılmıştır. Aynı zamanda, sahadan gelen ihtiyaç ve taleplere doğrudan cevap verecek nitelikte tasarlanmıştır.
Kurulan bilimsel komisyonlar aşağıdaki başlıklarda faaliyet gösterecektir:
- Arı Sağlığı Komisyonu
- Arı Yetiştiriciliği ve Islahı Komisyonu
- Arı Ürünleri ve Gıda Mevzuatı Komisyonu
- Arıcılık Ekonomisi Komisyonu
- Apiterapi Komisyonu
- Küresel İklim Değişikliği ve Arıcılık Komisyonu
- Ormancılık, Arıcılık İlişkileri, Çam Balı ve Bal Ormanları Komisyonu
- Arıcılıkta Dijital Dönüşüm Komisyonu
Her komisyon, kendi alanında uzman akademisyenler ve kamu kurumlarında görev yapan deneyimli uzmanlardan oluşmaktadır. Bu yapı sayesinde, akademik bilgi birikimi ile saha tecrübesi bir araya getirilerek sektöre yönelik gerçekçi, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler üretilmesi amaçlanmaktadır.
Komisyonların temel hedefleri;
- Arıcılığı etkileyen teknik, çevresel ve ekonomik konularda bilimsel araştırmalar yürütmek,
- Stratejik çözüm önerileri geliştirmek,
- Arıcılık politikalarının oluşumuna katkı sunmaktır.
Ayrıca düzenli toplantılar ve saha çalışmaları ile üreticilerle birebir temas sağlanacak; geliştirilen çözüm modelleri doğrudan uygulamaya aktarılacaktır. Komisyonlarda kamu temsilcilerinin yer alması ise sahada yaşanan sorunların bilimsel yaklaşımlarla değerlendirilerek mevzuatlara yansıtılmasını mümkün kılacaktır.
TAB olarak en büyük hedefimiz; yalnızca bugünün değil, geleceğin de ihtiyaçlarını gözeten, veriye dayalı, sürdürülebilir ve üreticiyi odağına alan bir arıcılık politikasını hayata geçirmektir. Kurulan bilimsel komisyonlarımız, bu hedef doğrultusunda atılmış stratejik ve kararlı bir adımdır.
Çünkü biliyoruz ki:
Arıcılık olmadan tarım olmaz; tarımın arkasındaki en büyük güç, güçlü bir arıcılık sektörüdür.
Bu nedenle arıcılığa yapılan her yatırım; aynı zamanda tarıma, ekosisteme ve insan sağlığına yapılan bir yatırımdır.
Bu süreçte bilimsel komisyonlarda görev alarak bize destek veren tüm akademisyenlere ve kamu kurumlarımıza en içten teşekkürlerimizi sunarız. Çünkü güçlü bir arıcılık sektörü; güçlü bir tarımın ve sağlıklı bir ekosistemin vazgeçilmez temelidir.










